Zengin Baba Yoksul Baba
Robert T. Kiyosaki
Rich Dad Poor Dad
«Zengin Baba Yoksul Baba» bir yöntem kitabı değil, bir para zihniyeti kitabı. Kalıcı fikri, her şeyi paranın yönüne göre değerlendirmek: Cebinize para koyan şey varlık, cebinizden para çıkaran şey yükümlülüktür. Kitabı bu bakış açısı, «önce kendinize ödeyin» alışkanlığı ve işinizin öğretmediği becerileri edinme çağrısı için okuyun. Vergi taktiklerini ve gayrimenkul cesaretini ise ABD'ye özgü ve doğrulanmamış iddialar olarak tartın.
İki baba, tek bir maaş sorusu: Daha çok kazanan insanlar neden çoğu zaman yine aynı yerde sıkışıp kalıyor?
Kitabın özü
Kiyosaki iki baba figürünü anlatır. Biri kendi babasıdır: Hawaii'de eğitim yöneticisi, çok okumuş ama hep sıkışık yaşayan biri. Diğeri en yakın arkadaşının babasıdır: okulu erken bırakmış ama servet kurmuş bir iş insanı. «Zengin baba»nın gerçek ve tek bir kişi olup olmadığı hiç kanıtlanmadı. Kiyosaki ismini vermedi, eleştirmenler ise onu bir kurgu ya da birleşik karakter olarak görüyor. Kitabı biyografi gibi değil, bir mesel gibi okuyun. Fikirler kendi ayakları üzerinde durmalı.
Kitabın çekirdeği nakit akışına dayalı bir tanım: Varlık cebinize para koyar, yükümlülük cebinizden para çıkarır. Bu teste göre oturduğunuz ev, kredisi, aidatı, bakımı ve vergisiyle yükümlülük gibi davranır, muhasebeci onu varlık hanesine yazsa bile. Bilerek kışkırtıcı kurulmuş bir çerçeve bu. Yine de her harcama için işe yarar bir soru sordurur: Bu bana her ay ne kazandıracak ya da neye mal olacak? Ana alışkanlıklar da buradan çıkar: önce kendinize ödemek, her zammın yaşam tarzına gömülmesini engellemek ve işleri biraz da size öğrettikleri için seçmek.
Dikkat edilmesi gereken yerler de var. Kitap yöntem bakımından zayıf, tutum bakımından güçlü. Vergi bölümü ABD'deki şirket yapılarını anlatıyor ve Türkiye'deki şahıs şirketi ya da limited şirket kurallarına birebir uymuyor. Kaldıraçlı gayrimenkule duyulan heves de işlerin nasıl ters gidebileceğini geçiştiriyor. En sağlıklısı bakış açısını alıp yavaş yavaş test etmek: küçük tutarlarla, kendi rakamlarınızla ve nasıl para kaybettirebileceğini anlatabilene kadar incelediğiniz tek bir fırsatla.
Kime göre
- İyi maaş aldığı hâlde paranın nereye gittiğini göremeyenler
- Varlık ile gider ayrımını hiç düşünmemiş yeni başlayanlar
- İlk işlerinin kendilerine ne öğretmesi gerektiğini tartan genç profesyoneller
- Daha titiz kişisel finans kitaplarına geçmeden önce motive edici bir başlangıç arayanlar
Kime göre değil
- — Adım adım yatırım ya da vergi rehberi arayanlar
- — Nakit akışı tablosu ve bütçe konusunda zaten rahat olanlar
- — Anekdot yerine doğrulanmış vaka çalışması bekleyenler
Ana dersler
01
Paranın yönünü izleyin
Kiyosaki'nin en basit testi fiyat etiketine de, isme de bakmaz. Bir şey her ay cebinize para koyuyorsa varlıktır, cebinizden para çıkarıyorsa yükümlülüktür. Kiracısı masraflarından fazlasını ödeyen bir daire varlıktır. Kredisini ve kaskosunu ödediğiniz araba ise, onunla ne kadar gurur duysanız da yükümlülüktür. Pratikteki hâli şu: Bir ayınızı gelir, gider, varlık ve yükümlülük kutuları arasında oklarla çizin. Bütün oklar gider kutusunda bitiyorsa paranız yalnızca akıp gidiyordur. Hedef, en az bir okun gelir olarak geri döndüğünü görmek.
Kadıköy'de yazılımcı olan Elif ekim ayını çiziyor. Maaş giriyor, oklar kiraya, taşıt kredisine, üç dijital aboneliğe ve kredi kartı taksitlerine gidiyor. Geri dönen tek ok, vadeli hesaptan gelen birkaç yüz liralık faiz. Tabloyu tek sayfada görünce kararını veriyor: Ekleyeceği bir sonraki ok, küçük de olsa kendisine para kazandıran bir şeye gidecek.
02
Son zammınız nereye gitti?
Kiyosaki'nin «fare yarışı» dediği şey bir döngüdür. Gelir artar, harcama da sessizce onunla birlikte artar. Sonunda büyüyen maaş daha fazla özgürlük değil, sürdürülmesi gereken daha büyük bir hayat satın alır. Kimse bunu bilinçli olarak seçmez. Her biri tek başına makul görünen yükseltmelerle olur: daha iyi bir semt, daha yeni bir araba, daha sık yemek siparişi. Çözüm kemer sıkmak değil, zamanlama. Zam hesabınıza düşmeden nereye gideceğine karar verin. Böylece bir kısmı yeni sabit giderlere değil, varlık biriktirmeye gider.
Ataşehir'de bir bankada çalışan Murat'ın maaşı ocakta yüzde 40 arttı. Altı ay sonra baktığında, artışın enflasyonu aşan kısmının tamamını daha büyük bir daireye ve taksitli yeni bir telefona bağladığını gördü. Temmuz zammı gelmeden önce kuralını koydu: Enflasyonun üstündeki her liranın yarısı doğrudan fon hesabına gidecek.
03
Önce kendinize ödeyin, otomatik olarak
Çoğumuz ay sonunda ne kalırsa onu biriktiririz, o da genellikle hiçtir. Kiyosaki sırayı tersine çevirir: Maaş yatar yatmaz sabit bir pay varlık hanenize geçer, harcamalar kalanla yapılır. Kitap bunu neredeyse bir cesaret sınavı gibi sunar. Daha sürdürülebilir olanı, işi otomatik talimata bağlamak ve geri çekmek zorunda kalmayacağınız bir tutarla başlamaktır. Bir yıl boyunca bozmadığınız yüzde 5'lik otomatik talimat, mart ayında iptal ettiğiniz kahramanca bir yüzde 30'dan iyidir.
Bakırköy'de hemşire olan Zeynep, maaş gününün ertesine 3.000 liralık otomatik virman talimatı veriyor. Para, mobil bankacılığın ana ekranında görünmeyen ayrı bir hesaba gidiyor. Üç ay sonra talimatın varlığını unutuyor. Bir yılın sonunda ilk yatırımı için kenarda 36.000 lirası birikmiş oluyor.
04
«Param yetmez» yerine «Nasıl yetirebilirim?»
İki baba para hakkında farklı cümleler kurardı. Kiyosaki, kurduğumuz cümlenin düşüncemizi biçimlendirdiğini savunur. «Bunu karşılayamam» konuşmayı bitirir, «Bunu nasıl karşılayabilirim?» ise seçenek aramayı başlatır. Bu, her şeyi satın almak için bir ruhsat değil. Bir duvarı çözülecek bir probleme çevirmenin yolu. Aynı şey korku ve arzu için de geçerli: Bu ikisi birçok para kararını biz fark etmeden verir. Rakamları kâğıda yazıp 24 saat beklemek gibi bilinçli bir duraklama, son oyu duygunun değil rakamlarınızın vermesini sağlar.
Beşiktaş'ta grafik tasarımcı olan Can, 25.000 liralık bir UX eğitimini görünce ilk refleksiyle «param yetmez» diyor. «Nasıl yetirebilirim?» diye sorunca üç cevap çıkıyor: Eğitim taksitle ödenebiliyor, iki serbest iş bedelini karşılıyor ve şirketinin daha önce hiç sormadığı bir eğitim bütçesi var. Sonunda şirket ücretin yarısını üstleniyor.
05
İlk varlığınız küçük ve iyi incelenmiş olsun
Kiyosaki buna finansal zekâ der. Pratikte bir alışkanlıktır: Belirli bir fırsatı seçin ve hem nasıl para kazandırdığını hem de nasıl kaybettirdiğini anlatabilene kadar inceleyin. Yalnızca kazanç tarafını anlatabiliyorsanız henüz hazır değilsiniz demektir. Sonra küçük başlayın: Kaybettiğinizde canınızı yakacak ama hayatınızı altüst etmeyecek kadar küçük. Büyütmeden önce ona belirli bir test süresi verin, örneğin doksan gün. Sizin de bir şey öğrettiğiniz biriyle birlikte öğrenmek dürüst kalmanızı sağlar. Bir yatırımı yüksek sesle anlatmak boşlukları hızla ortaya çıkarır.
Üsküdar'da muhasebeci olan Selin, bir arkadaşının tüyosuyla arsa almak yerine doksan gününü tek bir şeye ayırıyor: 20.000 liralık küçük bir temettü hisseleri sepeti. Değerini neyin düşürebileceğini yazıyor ve sepeti her ay bir iş arkadaşıyla birlikte gözden geçiriyor. Her hissenin riskini anlatabilene kadar üzerine para eklemiyor.
Bugün dene
Bir kâğıt alın ve geçen ayı oklarla çizin: önce maaş girişi, ardından her düzenli ödeme. Size para geri gönderen her şeyi daire içine alın. Hiçbir şey daire içinde değilse, ekleyeceğiniz ilk küçük varlığı seçin.
Hızlı kontrol
Kiyosaki'nin tanımına göre oturduğunuz ev ne zaman varlıktır?
Kitaptaki «önce kendinize ödeyin» ilkesi ne anlama gelir?
Seçme alıntılar
“Yoksullar ve orta sınıf para için çalışır. Zenginler ise parayı kendileri için çalıştırır.”
“Para sevgisi her kötülüğün köküdür.”
“Önemli olan ne kadar kazandığınız değil, ne kadarını elinizde tuttuğunuzdur.”
