Sanatçı Gibi Çal
Austin Kleon
Steal Like an Artist
«Sanatçı Gibi Çal», yaratıcılığın yoktan var edilmediğini savunan kısa, resimli bir manifesto. Ona göre yaratıcılık, incelediğiniz, birleştirdiğiniz ve dönüştürdüğünüz etkilerden kurulur. Austin Kleon bu fikri uygulanabilir alışkanlıklara çeviriyor: sizi etkileyeni biriktirmek, düzenli bir çalışma saati tutmak ve işinizi bitmeden paylaşmak. Tek oturuşta okunuyor; asıl faydasını alıştırmaları gerçekten yaparsanız görüyorsunuz.
Fikriniz başkasınınkine benziyor diye bir işi rafa kaldırdıysanız, Kleon'a göre özgünlüğün nasıl işlediğini yanlış biliyorsunuz. Hayran olduğunuz her sanatçı önce birini kopyaladı. Fark, sonrasında ne yaptıklarında.
Kitabın özü
Kitap, Kleon'un 2011'de üniversite öğrencilerine yaptığı bir konuşmadan doğdu ve o formatı koruyor: on kısa ilke, elle çizilmiş şemalar, bir saatte bitirilebilecek listeler. Ana iddia bir soy ağacı fikri. Her üreticinin bir etkiler ağacı vardır. Özgünleşmenin dürüst yolu, bu ağaç yokmuş gibi davranmak değil, onu bilinçli biçimde incelemektir.
Kitabın en işe yarar ayrımı, iyi hırsızlıkla kötü hırsızlık arasında. İyi hırsızlık derinlemesine inceler, pek çok kaynaktan beslenir, kaynağını anar ve aldığını dönüştürür. Kötü hırsızlık ise tek kaynağa yüzeysel bakar, onu saklar ve yalnızca kabuğu kopyalar. Kleon bu fikrin etrafına bütün bir çalışma hayatı kuruyor: biriktirdiklerinizi bir dosyada tutmak, var olmasını istediğiniz işi yapmak, ellerinizi kullanmak, yan projeleri korumak, işinizde cüretkâr olabilmek için gündelik düzeninizi sıkıcı tutmak ve yaptığınızı yaparken paylaşmak.
Neyin olmadığını da bilmek gerek. Kitapta araştırma neredeyse yok, zor problemler için bir yöntem de sunmuyor. Birkaç keskin araçla donatılmış bir cesaret metni bu. Oturmuş bir üretim düzeniniz varsa çoğu size tanıdık gelecek. Değeri, her bölümü ilham panosu gibi değil, küçük bir ödev gibi ele aldığınızda ortaya çıkıyor.
Kime göre
- Söyleyecek özgün bir şeyi olmadığını düşünen yeni başlayanlar
- Tüketmekle üretmek arasında sıkışmış yazarlar, tasarımcılar ve el işçileri
- Yaratıcılığı yetenek değil alışkanlık meselesi olarak görmek isteyenler
- Öğrencileriyle tartışacak kısa bir metin arayan eğitmenler
Kime göre değil
- — Yaratıcılık üzerine araştırmaya dayalı bir kuram arayanlar
- — Düzeni ve takipçisi oturmuş deneyimli üreticiler; kitap onlar için yeni bilgiden çok bir hatırlatma olur
Ana dersler
01
Sizi etkileyeni çalın: bir ilham dosyası tutun
Kleon'un çıkış noktası şu: Kimse sıfırdan başlamaz, herkes önce koleksiyoncudur. Mesele, dikkatle biriktirmek. Bir şarkı, bir sayfa düzeni, bir cümle ya da bir espri sizi yakaladığında onu tekrar bakacağınız bir yere kaydedin. Bu bir defter, bir klasör ya da telefondaki bir not olabilir; reklamcıların deyişiyle bir swipe file. Altına neyi alacağınızı tek satırla yazın: ritmi mi, renk kontrastını mı, finaldeki dönüşü mü? Belirsiz hayranlık bir şey öğretmez. Hamleyi adıyla söylemek, etkiyi çalışılabilir bir tekniğe dönüştürür. Pek çok kaynaktan beslenmek de sizi tek birinin kopyası olmaktan korur.
Kadıköy'de çalışan genç bir illüstratör, bir ay boyunca beğendiği kitap kapaklarının fotoğrafını çekiyor; toplam otuz kadar. Her birinin altına tek cümle not düşüyor: 'başlık harfleri görselin içine gömülmüş', 'yalnızca iki renk'. Bir yayınevi için ilk kapağını çizerken hiçbirini kopyalamıyor. Artık adını koyabildiği üç hamleyi birleştiriyor ve editöre neden öyle yaptığını anlatabiliyor.
02
Profesyonel olun: ruh halinize bakmadan belli saatte masaya oturun
Kitap, Flaubert'in 'hayatınızda düzenli olun ki işinizde cüretkâr olabilesiniz' öğüdünü ödünç alıyor. İlham beklemek dümeni ruh halinize verir; sabit bir saat dümeni geri alır. Gerçekten tutabileceğiniz bir zaman seçin, yirmi dakika bile olsa, ve onu bir randevu gibi görün. Küçük bir ritüel, motivasyonunuz gelmeden beyninize oturumun başladığını haber verir: aynı fincan, aynı çalma listesi ya da dünkü dosyayı açmak. Kleon günleri bir takvimde işaretlemeyi de öneriyor. Gözünüzün önünde uzayan tamamlanmış günler zinciri, tek bir iyi günden çok daha güçlü bir itici güçtür.
Ataşehir'de bir bankada yazılımcı olarak çalışan Emre roman yazmak istiyor ama akşam toplantıları hep uzuyor. Yazma saatini sabaha alıyor: 06.30'da kalkıp kahvesini demliyor, dünkü son paragrafı yüksek sesle okuyor ve 07.15'e kadar yazıyor. Bazı sabahlar yarım sayfa çıkıyor, bazı sabahlar üç. Üç ay sonra elinde on iki bölüm ve buzdolabına asılı, çarpılarla dolu bir takvim var.
03
Süreci paylaşın, kendi çevrenizi bulun
Çoğumuz işi bitene kadar saklar, sonra ortaya çıktığında kimsenin ilgilenmemesine şaşırırız. Kleon ortayı göstermeyi savunuyor: eskizleri, taslakları, ne okuduğunuzu, düzelttiğiniz hatayı. Süreci paylaşmak başyapıt paylaşmaktan kolaydır. Aynı şeyleri önemseyenleri size çeker ve üretmeyi yalnız bir gösteriden bir sohbete çevirir. Coğrafya eskisi kadar belirleyici değil. Çevreniz bir forum, bir bülten ya da birkaç meslektaştan oluşan küçük bir grup olabilir. Kural, reklam yapmak yerine cömert olmak: Öğrendiğinizi paylaşın, kaynaklarınızı anın ve başkalarının konuşmak isteyeceği biri olun.
İzmir'de hafta sonları seramikle uğraşan bir öğretmen, her pazar fırından çıkan kaseleri kısa notlarla paylaşmaya başlıyor; çatlayanlar dahil. Altıncı haftada Avanos'ta atölyesi olan bir usta, sır karışımı hakkında yorum yazıyor. İki acemi de notlarını karşılaştırmak istiyor. Kaseler hâlâ kusurlu, ama öğretmenin artık onları birlikte düzelttiği küçük bir çevresi var.
Bugün dene
Telefonunuzda 'İlham dosyası' adlı bir not açın. Bu hafta sizi etkileyen üç şeyi ekleyin ve her birinin altına neyi alacağınızı tek cümleyle yazın. Ardından yarın için, birini kullanacağınız 20 dakikalık bir randevu koyun.
Hızlı kontrol
Kleon'a göre iyi hırsızlığı kötüsünden ayıran nedir?
Kitapta sabit bir çalışma düzeninin rolü nedir?
Seçme alıntılar
“Olgunlaşmamış şairler taklit eder; olgun şairler çalar.”
“Hiçbir şey özgün değildir.”
“Hayatınızda düzenli ve tertipli olun ki işinizde şiddetli ve özgün olabilesiniz.”
“Okumak istediğiniz kitabı yazın.”
