BookYol

Alıntı

“Karar vermenin ilk düşmanı: dar çerçeve, yani seçeneklerimizi fazla dar tanımlama ve onları yalnızca iki şıklı görme eğilimi.”

Bizim çevirimiz — aslı şöyle: “The first villain of decision making — narrow framing, which is the tendency to define our choices too narrowly, to see them in binary terms.”

— Chip Heath & Dan Heath, Doğru Karar (2013) · Doğru Karar →

Neden söylendi

Chip ve Dan Heath, Doğru Karar'ın ilk bölümünde karar vermenin dört düşmanını adlandırır ve dar çerçeve ilk sıradadır. Cümle, tek bir tasarım firması seçmek yerine birkaç firmayla paralel çalışan HopeLab adlı kâr amacı gütmeyen kuruluşun hikâyesi içinde geçer. Kitabın ilk çaresinin, yani WRAP sürecinin W harfine karşılık gelen seçenekleri genişletme adımının zeminini hazırlar.

Aslında ne anlama geliyor

Kötü kararların çoğu, iyi seçenekler arasında yapılmış kötü seçimler değildir; çok az seçenek arasında yapılmış seçimlerdir. "Bu işi kabul edeyim mi, etmeyeyim mi?" "Ajansla devam mı edelim, ayrılalım mı?" Böyle kurulan bir soru, daha düşünmeye başlamadan diğer bütün yolları elemiş olur. Heath kardeşler buna düşman der; çünkü netlik gibi görünür. İki şıklı bir soru kararlı ve sade durur, ama masadaki iki seçeneğin tek alternatif olduğunu sessizce varsayar. Çare, aynı iki seçenek üzerinde daha uzun düşünmek değildir. Bir adım geri çekilip başka ne yapılabileceğini sormaktır: üçüncü bir seçenek, ikisinin bir birleşimi, küçük bir deneme ya da aynı para veya zamanın başka bir kullanımı.

Nasıl kullanılır

  1. 1Kendinizi "yapsam mı, yapmasam mı" derken yakaladığınızda durun ve herhangi bir seçeneği tartmadan önce en az iki seçenek daha üretin.
  2. 2Kaybolan seçenekler sorusunu sorun: Masadaki iki seçenek de mümkün olmasaydı ne yapardınız?
  3. 3"Ya o ya bu" yerine "hem o hem bu" arayın. İzmir'de ikinci şube açmakla internetten satışa başlamak arasında kalan Murat Bey, önce üç ay küçük bir online satış denemesi yapıp şube kararını o denemenin verisiyle verebilir.