BookYol

Yazar

William Zinsser

Gereksiz sözü baş düşman ilan eden, açık yazının açık düşünceden ve bıkmadan yeniden yazmaktan doğduğunu öğreten yazı hocası.

BookYol'da 1 kitap

Hikâye ve etki

William Zinsser (1922–2015) New York'ta doğdu ve Princeton Üniversitesi'nden mezun oldu. İkinci Dünya Savaşı'nda orduda görev yaptıktan sonra New York Herald Tribune gazetesine katıldı. 1950'ler boyunca burada makale yazarı, tiyatro editörü, sinema eleştirmeni ve başyazı yazarı olarak çalıştı. Ardından gazeteden ayrılarak Life ve The New Yorker gibi dergilere serbest yazarlık yaptı.

1970'lerin başında Yale Üniversitesi'ne geçti. Burada kurgu dışı yazarlık dersi verdi ve Branford College'ın yöneticiliğini üstlendi. Bu ders, kurgu dışı yazıya yönelik uygulamalı bir rehber olan On Writing Well'e (1976) dönüştü. Zinsser kitabı sonraki on yıllar boyunca defalarca gözden geçirdi. 2006'da otuzuncu yıl baskısı yayımlanan eser, bugün de yazı derslerinde ve haber merkezlerinde temel kaynaklardan biridir.

Daha sonra Book-of-the-Month Club'da editör olarak çalıştı. The New School'da ve Columbia Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu'nda yazarlık dersleri verdi. Diğer kitapları arasında, ilkelerini tüm akademik alanlarda yazmaya taşıdığı Writing to Learn (1988) ile anı yazımını ele alan Writing About Your Life (2004) bulunur. Hayatının son yıllarında The American Scholar için haftalık bir çevrimiçi köşe yazdı.

İmza

Zinsser, kurgu dışı yazıyı emek vermeye razı herkesin öğrenebileceği bir zanaat olarak görüyordu. Baş düşmanı gereksiz sözdü: kısa kelimenin yeteceği yerde uzun kelime, hiçbir şeyi üstlenmeyen çekinceler, bir önceki cümleyi tekrarlayan cümleler. Bulanık bir cümlenin çoğu zaman bulanık bir düşünceye işaret ettiğine inanıyordu. Bu yüzden çare süslemek değildi. Çare, gerçekte ne söylemek istediğinizi sormak ve sonra tam olarak onu söylemekti. Yeniden yazmak ona göre son bir cila değil, işin ta kendisiydi.

Ancak sadelik tek başına hedefi değildi. İnsani sıcaklıkta ısrar ediyordu: okur, sayfanın ardında sıcaklıkla, özgüvenle ve konusundan keyif alarak konuşan gerçek bir insan hissetmeliydi. Yazarlara hayali bir kitle için değil, kendileri için yazmalarını öğütlüyordu. Okurun tökezlememesi için ses, zaman ve bakış açısında tutarlılık istiyordu. Açıklık, kısalık ve kişiliği bir arada işletmek, onun yöntemini kendine özgü kılan şeydir.