Alıntı
“Canlı bir kurbağa yemek zorundaysanız, oturup ona uzun uzun bakmanın hiçbir faydası yoktur.”
Bizim çevirimiz — aslı şöyle: “If you have to eat a live frog at all, it doesn't pay to sit and look at it for very long.”
— Brian Tracy, Ye O Kurbağayı! (2001) · Ye O Kurbağayı! →
Neden söylendi
Bu, Brian Tracy'nin ikinci kurbağa yeme kuralıdır ve Ye O Kurbağayı!'nın girişinde ilk kuralın (önce en çirkin kurbağayı yiyin) ardından gelir. Kurbağa, günün en önemli işi, ertelemeye en yatkın olduğunuz iştir.
Aslında ne anlama geliyor
İlk kural sırayla ilgilidir; ikincisi gecikmeyle. Kurbağaya bakmak, zor bir işe başlamak yerine onu gözden geçirmeye, hazırlanmaya, ortalığı toparlamaya ve üzerine düşünmeye harcanan zamandır; bu zaman da işi olduğundan büyük gösterir. Tracy'nin vurgusu şudur: Başlamanın verdiği rahatsızlık genellikle kısa sürer, ertelemenin verdiği rahatsızlık ise bütün gün sürer. Bir işi küçültmenin en hızlı yolu ona başlamaktır.
Nasıl kullanılır
- 1En önemli işinize, masaya oturduktan sonraki on dakika içinde ve e-postadan önce başlayın.
- 2Hâlâ başlamaya hazırlandığınızı fark ettiğinizde, küçük de olsa ilk somut adımı atın.
- 3Yirmi beş dakikalık bir zamanlayıcı kurun ve çalana kadar zor iş üzerinde çalışın.
