BookYol

Yazar

Anna Rosling Rönnlund

Küresel verileri okunur kılan, ardından istatistikleri her gelir düzeyindeki gerçek evlerin fotoğraflarıyla değiştiren tasarımcı.

BookYol'da 1 kitap

Hikâye ve etki

Anna Rosling Rönnlund, İsveçli bir tasarımcı ve Gapminder Vakfı'nın kurucularından biridir. Vakfı 2005 yılında Stockholm'de eşi Ola Rosling ve kayınpederi, hekim ve istatistikçi Hans Rosling ile birlikte kurdu. Gapminder'ın amacı belirli bir cehaletle mücadele etmekti: iyi eğitimli insanlar dahil çoğumuzun zihninde taşıdığı, güncelliğini yitirmiş dünya resmiyle.

Ola Rosling ile birlikte, Gapminder'ın hareketli balon grafiklerinin arkasındaki Trendalyzer yazılımını geliştirdi. Bu grafikler, ülkelerin on yıllar boyunca gelir ve sağlık verileri üzerinde nasıl ilerlediğini gösterir. Hans Rosling bu grafikleri, dünyanın dört bir yanında geniş kitlelere ulaşan konuşmalarında kullandı. Trendalyzer 2007 yılında Google tarafından satın alındı. Rönnlund'un odağı tasarım ve kullanılabilirlikti; amacı, verilerin yalnızca uzmanlar tarafından değil, herkes tarafından okunup anlaşılabilmesiydi.

Daha sonra Gapminder bünyesinde Dollar Street projesini hayata geçirdi. Proje, dünyanın farklı yerlerindeki aileleri ve evlerini fotoğraflıyor, bu fotoğrafları ülkeye göre değil gelire göre sıralıyor. Böylece aynı gelir düzeyindeki insanların nasıl yemek pişirdiğini, nasıl uyuduğunu, nasıl yıkandığını ve eşyalarını nasıl sakladığını karşılaştırabilirsiniz. Afrika'da, Asya'da, Avrupa'da ya da Amerika'da yaşamaları bu karşılaştırmayı değiştirmez.

Hans ve Ola Rosling ile birlikte «Factfulness» (2018) kitabını yazdı. Hans Rosling, kitap yayımlanmadan önce 2017'de hayatını kaybetti. Kitap, dünyayı algılayışımızı çarpıtan on içgüdüyü ele alıyor ve bunları düzeltmek için pratik alışkanlıklar öneriyor. Dollar Street fotoğrafları ve dünyayı dört gelir düzeyiyle anlatma yaklaşımı, kitabın savunusunun merkezinde yer alıyor.

İmza

Yöntemi, kanıtı açıklamadan önce göstermektir. Bir sayı tablosu sizden güven ister. Bir ailenin mutfağının, diş fırçasının ya da yatağının fotoğrafı ise yalnızca bakmanızı ister. Gapminder yaklaşımına kattığı en belirgin şey şu inançtır: Kimsenin okuyamadığı bir olgunun değeri azdır. Bu yüzden verinin sunuluş biçimi, verinin kendisi kadar önemlidir.

Çalışmalarının merkezindeki hamle, dünyayı milliyete, dine ya da kültüre göre değil gelire göre sıralamaktır. Bu şekilde dizildiğinde, birbirinden çok farklı ülkelerdeki evler çoğu zaman birbirine benzer. Aynı ülkedeki evler ise birbirinden bambaşka görünebilir. Kültüre bağladığımız pek çok farkın aslında gelir farkı olduğu ortaya çıkar. «Biz ve onlar» ayrımından «insanların içinden geçtiği düzeyler» fikrine geçiş, «Factfulness» kitabının merkezindeki dört düzeyli düşünmenin özüdür.