Yazar
Henry L. Roediger III
Kalıcı öğrenmenin bilgiyi zihne yeniden doldurmaktan değil, zihinden geri çağırmaktan geçtiğini gösteren bellek bilimcisi.
BookYol'da 1 kitap
Hikâye ve etki
Henry L. Roediger III, kariyerini insan belleğinin nasıl çalıştığını ve nasıl yanıldığını incelemeye adamış bir bilişsel psikologdur. Doktorasını Yale Üniversitesi'nde tamamlamıştır. Uzun yıllardır St. Louis'teki Washington Üniversitesi'nde görev yapmaktadır ve burada James S. McDonnell Seçkin Üniversite Psikoloji Profesörü unvanını taşımaktadır.
İlk ününü sahte bellek üzerine yaptığı araştırmalarla kazanmıştır. 1995 yılında Kathleen McDermott ile birlikte basit bir kelime listesi yöntemini yeniden ele alıp geliştirmiştir. Bu yöntem, insanların kendilerine hiç gösterilmemiş bir kelimeyi büyük bir güvenle "hatırlayabildiğini" ortaya koymuştur. Deese–Roediger–McDermott (DRM) paradigması olarak bilinen bu yöntem, bellek çarpıtmaları alanında en yaygın kullanılan araçlardan biri hâline gelmiştir.
Test etkisi üzerine yaptığı çalışmalarla da aynı ölçüde tanınmaktadır. Jeffrey Karpicke ile 2006 yılında yayımladığı araştırmalarda bir metni hatırlamaya çalışarak çalışan öğrenciler, metni yalnızca yeniden okuyan öğrencilere göre günler sonra daha fazlasını hatırlamıştır. Oysa yeniden okuyanlar kendilerini daha emin hissetmiştir. Roediger ve meslektaşları, geri çağırma pratiğini daha sonra laboratuvarın dışına taşıyarak gerçek sınıflarda sınamıştır.
2014 yılında yazar Peter C. Brown ve Washington Üniversitesi'nden psikolog Mark A. McDaniel ile birlikte Make It Stick adlı kitabı kaleme almıştır. Kitap, onlarca yıllık öğrenme araştırmasını öğrenciler, öğretmenler, antrenörler ve eğitmenler için uygulanabilir önerilere dönüştürmektedir. Alışkanlık yerine kanıta dayanarak öğrenmek isteyen herkes için temel bir başvuru kaynağı olmuştur.
İmza
Roediger belleği yeniden oynatılan bir kayıt olarak değil, her seferinde yeniden kurulan bir yapı olarak görür. Geri çağırmayı da belleğin tarafsız bir okuması olarak değil, belleği değiştiren bir olay olarak ele alır. Bir bilgiyi ya da beceriyi zihninizden her çıkardığınızda, bir sonraki seferde onu bulmayı kolaylaştırırsınız. Çalışmalarının tamamında bu tek fikir yer alır. Kısa bir sınavın bir dersten daha fazlasını öğretebilmesini ve hatırlamak için zorlanmanın yeniden okumanın verdiği rahat histen daha etkili olmasını bu fikir açıklar.
Yöntemi, öğrenme hissine güvenmemek ve öğrenmenin kendisini ölçmektir. Akıcılık, aşinalık ve özgüven, onun sahte bellek ve test araştırmalarının güvenilmez olduğunu gösterdiği duygulardır. Bu nedenle gecikmeli testlere ve gerçek sonuçlara bakar. Ardından bulgularını sınıflara taşıyarak geçerliliklerini sınar. Ortaya çıkan öneriler kolay ifade edilir, ancak uygulanması biraz rahatsız edicidir. Çünkü en iyi işleyen stratejiler nadiren işe yarıyormuş gibi hissettirir.
