Hedef
Daha hızlı öğrenmek: Tekrar okumak yerine hafızanızı sınayın
Daha hızlı öğrenmenin yolu daha çok okumak değil, okuduğunuzu hafızanızdan geri çağırmaktır. Notlara bakmadan önce cevabı hatırlamaya çalışın. Tekrarları giderek açılan aralıklara yayın, farklı problem türlerini karıştırın ve yoğun çalışmayla gerçek molaları dönüşümlü yapın. Pratiği de hızlı geri bildirimle en zayıf noktanıza yöneltin. Bu yöntemler o an daha yavaş ve zor hissettirir. Kalıcı olmalarının sebebi de tam olarak bu zorluktur.
Aslında ne oluyor
İzmir'de lojistik planlamacı olarak çalışan Deniz, Almanya'daki bir iş teklifi için üç aydır B1 Almancaya hazırlanıyor. Defteri renkli kalemlerle işaretlenmiş. Her akşam notlarını baştan okuyor ve okurken her şey tanıdık geliyor. Sonra bir deneme sınavında boş bir sayfayla karşılaşıyor ve geçen hafta «bildiği» fiil çekimlerinin yarısını hatırlayamıyor.
Bu bir yetenek ya da zekâ sorunu değil. Tekrar okumak ve altını çizmek malzemeyi tanıdık kılar, ama tanımak hatırlamakla aynı şey değildir. Sayfa önünüzdeyken anlıyor olmanız, sayfa kapandığında onu kullanabileceğiniz anlamına gelmez. Bilişsel psikologlar buna akıcılık yanılsaması der. Yetişkinlerin en sık başvurduğu çalışma alışkanlıkları da tam bu yanılsamayı besler.
Aynı tuzak beceri öğreniminde de var. Aylarca aynı şarkıyı çalan ya da aynı tür raporu hazırlayan biri, rahatladığı noktada gelişmeyi bırakır. Tekrar tek başına ilerleme getirmez. İyi haber şu: Hafıza ve uzmanlık araştırmaları, neyin işe yaradığı konusunda şaşırtıcı ölçüde net. Daha az hoş haber ise işe yarayan yöntemlerin çoğunun ilk başta daha zor ve daha yavaş hissettirmesi.
Beş kitaptan beş fikir
- 1
Tekrar okumak yerine hatırlamaya çalışın
Peter Brown, Henry Roediger ve Mark McDaniel'in «Make It Stick» kitabının merkezindeki bulgu basit: Bir bilgiyi hafızanızdan çekip çıkarmak, onu yeniden okumaktan çok daha güçlü bir iz bırakır. Laboratuvarlarda ve gerçek sınıflarda tekrarlanan deneylerde, kendilerini sınayan öğrenciler aynı süreyi tekrar okumaya ayıranlardan belirgin biçimde fazlasını hatırladı. Pratikte bu, bir bölümü bitirince kitabı kapatıp aklınızda kalanları yazmak demek. Kartın arka yüzüne bakmadan cevap vermek ya da notlarınızı açmadan önce üç soru sormak da aynı işi görür. Zorlanmanız ve yanılmanız sorun değil. Cevabı aramak için harcanan çaba, hafızayı güçlendiren şeyin ta kendisi.
- 2
Tekrarları zamana yayın
Benedict Carey «How We Learn» kitabında, bir yüzyılı aşkın hafıza araştırmasının en sağlam bulgularından birini anlatır. Aynı çalışma süresini tek oturuma yığmak yerine günlere ve haftalara bölerseniz, öğrendikleriniz çok daha uzun süre kalır. Sınav gecesi yapılan yoğun tekrar ertesi sabah işe yarayabilir, ama birkaç hafta içinde büyük ölçüde silinir. Aralıklı tekrarda konuya her seferinde biraz unutmuş olarak dönersiniz ve hatırlamak için harcadığınız çaba izi derinleştirir. Basit bir başlangıç: Yeni bir konuyu ertesi gün, birkaç gün sonra ve bir hafta sonra yeniden sınayın. Bilgi yerinde durdukça aralıkları büyütün.
- 3
Takıldığınızda gerçekten mola verin
Barbara Oakley «A Mind for Numbers» kitabında beynin iki çalışma biçimini ayırır. Odaklanmış modda bir probleme yoğunlaşırsınız, dağınık modda ise zihin serbestçe dolaşır. Zor bir konuyu ilk kez zihne yüklemek için odaklanma gerekir. Parçaları beklenmedik biçimde birbirine bağlamak ise çoğu zaman yürüyüşte, duşta ya da uykudan hemen önce, yani dağınık modda olur. Bu yüzden saatlerce aynı soruya bakmak genellikle verimsizdir. Daha iyi bir ritim var: Yirmi beş dakika telefonsuz ve tam dikkatle çalışın, sonra ekrandan uzak gerçek bir mola verin ve soruya öyle dönün. Mola, çalışmadan kaçış değil, çalışmanın bir parçasıdır.
- 4
Rahat olduğunuz yerde gelişme durur
Anders Ericsson ile Robert Pool «Peak» kitabında, yıllarca araba kullanan ya da piyano çalan birinin neden belli bir seviyede takılıp kaldığını açıklar. Beceri otomatikleştiğinde, yalnızca tekrar etmek artık sizi ilerletmez. İlerleme, pratik dört özellik taşıdığında geri gelir: dar ve net bir hedef, tam dikkat, hızlı geri bildirim ve konfor alanınızın biraz dışına çıkmak. «Bugün gitar çalışacağım» demekle «Bu geçişi metronomda dakikada 80 vuruşta üç kez hatasız çalacağım» demek arasındaki fark budur. Hedef sizi biraz zorlamalı, ama ne yaptığınızı kaybettirecek kadar ağır olmamalı.
- 5
Önce gerçek beceriyi yapın, sonra zayıf halkayı çalışın
Scott Young «Ultralearning» kitabında iki ilkeyi birlikte kullanır: doğrudanlık ve dril. Doğrudanlık, beceriyi kullanacağınız gerçek ortama en yakın biçimde çalışmak demek. Konuşmak istiyorsanız konuşursunuz, kod yazmak istiyorsanız gerçek ve küçük bir program yazarsınız. Bu sırada sizi en çok yavaşlatan tek bir zayıflık ortaya çıkar. Bu bir telaffuz sorunu, belli bir fonksiyon ya da bir akor geçişi olabilir. Dril, o parçayı ayırıp yoğun biçimde çalışmak ve sonra yeniden bütüne dönmektir. Önce gerçek beceri, sonra dril, en sonda da neyin kaldığını sınamak: Bu döngü, kendi öğrenme projenizi tasarlamanın iskeletidir.
Bugün dene — ücretsiz
Bu hafta çalıştığınız bir konuyu seçin. Kaynağı kapatıp hatırladıklarınızı beş dakikada yazın, eksikleri işaretleyin ve iki gün sonra aynı sınamayı tekrarlayın. Hatırladığınız oran, okuduğunuz sayfa sayısından daha dürüst bir ölçüdür.
Sık sorulan sorular
- Hızlı okuma teknikleri daha hızlı öğrenmeye yardım eder mi?
- Okuma hızını artırmak genellikle anlamayı ve hatırlamayı düşürür. Çoğumuz için darboğaz okuma hızı değil, okunanın akılda kalmasıdır. Bu yüzden bu yol hızlı okuma öğretmez. Daha az tekrar okuyup daha çok hatırlamaya çalışmayı öğretir.
- Bu yöntemler neden alışık olduğum çalışmadan daha zor geliyor?
- Araştırmacılar buna istenen zorluklar der. Hatırlamak için çabalamak, konuya aralıklarla dönmek ya da konuları karıştırmak o an daha az akıcı hissettirir, ama bu çaba hafızayı güçlendirir. Akıcılık hissi ile gerçek öğrenme sık sık ters yönlerde ilerler.
- Yıllardır okuldan uzaksam bu yöntemler hâlâ işe yarar mı?
- Evet. Bu yöntemlerin çoğu yetişkinlerle de denendi. Geri çağırmanın ve aralıklı tekrarın etkisi farklı yaş gruplarında gözlendi. Yetişkinlerin ek bir avantajı da var: Ne için öğrendiklerini bilirler ve hazır bir müfredat yerine kendi projelerini tasarlayabilirler.
- Erteleme yüzünden çalışmaya hiç başlayamıyorsam ne yapmalıyım?
- Oakley'e göre erteleme çoğu zaman başlamanın kısa süreli rahatsızlığından kaçmaktır. İşi bitirmeye değil, belirli bir süre çalışmaya söz verin: yirmi beş dakika, telefon başka odada. Süreç hedefi, ürün hedefinden çok daha az korkutucudur.
- BookYol'daki «Learn anything faster» Yol'u neleri kapsıyor?
- On iki duraktan oluşuyor. Tanıma yanılsamasıyla başlıyor. Ardından geri çağırma, aralıklı tekrar, karıştırarak çalışma, odak ve mola ritmi, parçalama, ertelemeyle başa çıkma, uyku ve unutma, amaçlı pratik, zihinsel temsiller ve metaöğrenme geliyor. Yol, kendi öğrenme projenizi tasarlamanızla bitiyor. Çaba ister ve pasif okumak isteyenlere uygun değildir. Hatırladıklarınızı ölçmeye hazırsanız, sonunda her konuya uygulayabileceğiniz bir çalışma yönteminiz olur.
