Yazar
Mark A. McDaniel
Hatırlamayı yapılan bir iş olarak inceleyen ve laboratuvar bulgularını gerçek sınıflarda sınayan bellek bilimci.
BookYol'da 1 kitap
Hikâye ve etki
Mark A. McDaniel, St. Louis'teki Washington Üniversitesi'nde Psikoloji ve Beyin Bilimleri profesörü olan bir bilişsel psikologdur. Bu üniversitede, biliş biliminin öğrenme ve eğitime uygulanmasına odaklanan bir araştırma merkezinin yönetiminde yer almıştır. Kariyeri pratik bir soru etrafında şekillenmiştir: İnsanlar belleğe gerçekten ihtiyaç duyduklarında bellek nasıl çalışır? Bu an bir masa başında, bir sınav salonunda ya da yoğun bir günün ortasında gelebilir.
Erken dönemdeki ününün önemli bir kısmı, ileriye dönük bellek (prospective memory) üzerine yaptığı araştırmalardan gelir. Bu kavram, bir niyeti gelecekte yerine getirmeyi hatırlama yeteneğini ifade eder; örneğin bir ilacı almayı ya da bir mesajı iletmeyi hatırlamak. Gilles O. Einstein ile yakın bir çalışma içinde, bu gündelik hatırlama biçiminin tanınmış bir araştırma alanına dönüşmesine katkıda bulunmuştur. Çevredeki ipuçlarının niyetleri nasıl tetiklediğini ve bu yetinin yaşla birlikte nasıl değiştiğini incelemiştir.
McDaniel, bu çalışmaların yanı sıra Washington Üniversitesi'nden meslektaşı Henry L. Roediger III ile birlikte öğrenme araştırmalarını laboratuvardan okullara taşımıştır. İkili, gerçek ortaokul sınıflarında çalışmalar yürütmüştür. Bu çalışmalarda düşük riskli kısa sınavların ve geri çağırmaya dayalı diğer yöntemlerin, öğrencilerin zaman içinde akılda tuttuklarını artırıp artırmadığını sınamışlardır. Bu araştırma hattı, Roediger ve yazar Peter C. Brown ile birlikte kaleme aldığı Make It Stick: The Science of Successful Learning (2014) kitabını doğrudan beslemiştir. Kitap; geri çağırma pratiği, aralıklı tekrar, karma çalışma ve akıcılık yanılsamaları üzerine bulguları öğrencilere, öğretmenlere, antrenörlere ve profesyonellere ulaştırmıştır.
İmza
McDaniel belleği bir etkinlik olarak ele alır. Bu bakışa göre akılda kalan şey, bilgiyle ne kadar uzun süre vakit geçirdiğimize pek bağlı değildir. Asıl belirleyici olan, bilgiyi nasıl işlediğimiz, nasıl geri çağırdığımız ve nasıl yeniden kurduğumuzdur. Çalışmalarının sürekli olarak etkili hissettiren ile gerçekten işe yarayan arasındaki farka dönmesinin nedeni budur. Tekrar tekrar okumak, malzeme tanıdık geldiği için verimli hissettirir. Zahmetli geri çağırma ise beceriksizce hissettirir; ancak bilgiyi kalıcı ve kullanılabilir kılan odur.
Yöntemini kendine özgü kılan, bulguları gerçek koşullarda sınama konusundaki ısrarıdır. Kontrollü deneylerde geçerliliğini kanıtlamış bir ilkeyi alır ve şunu sorar: Bu ilke gerçek bir müfredatta, gerçek öğrencilerle ve sınava kadar geçen gerçek sürelerle de ayakta kalıyor mu? Aynı içgüdü, ileriye dönük bellek araştırmalarına da yön verir. Bu araştırmalar hatırlamayı, başarılı olduğu ya da başarısız kaldığı ortamda inceler: kesintilerle ve birbiriyle yarışan ipuçlarıyla dolu sıradan yaşamın içinde.
