Kavram
Konuşma Kapanışı
Konuşma kapanışı, konuşmacının ana fikri yeniden söylediği ve dinleyiciden tek ve net bir eylem istediği, önceden planlanmış son dakikadır; çünkü dinleyiciler bir konuşmayı büyük ölçüde en güçlü anı ve bitişiyle hatırlar.
Çoğu konuşmacı açılışı ezberler, sonu ise doğaçlamaya bırakır. Malzeme biter, ses düşer ve konuşma "Evet... işte, bu kadar" diye sönüp gider. Bu pahalı bir hatadır, çünkü hafıza ortalama almaz. İnsanlar bir deneyimi çoğunlukla en yoğun anına ve son anına bakarak değerlendirir. Yerinize oturduğunuzda salonda kalan, son cümlelerinizdir. Dale Carnegie binlerce kaygılı yetişkine konuşma eğitimi verdi. Kapanışı konuşmanın en stratejik bölümü sayardı, çünkü deneyim de deneyimsizlik de en çok burada belli olur. İyi bir kapanış iki iş görür. Önce ana fikri tek ve sade bir cümleyle yeniden kurar, böylece kimse ne demek istediğinizi merak ederek salondan çıkmaz. Ardından muğlak bir "bir düşünün" yerine tek ve somut bir şey ister: bir karar, bir kayıt ya da bir sonraki adım. Kapanışı planlayın, yazın ve kelimesi kelimesine prova edin.
Gerçek hayattan bir örnek
Selin, yönetim ekibine bütçe talebini sunuyor. İlk taslağı "Sorusu olan var mı? Peki, teşekkürler" diye bitiyor. Metni yeniden yazdığında son slaytta tek bir cümle kalıyor: "Bu çeyrek iki mühendis daha alırsak sürüm gecikmelerimiz yarıya iner." Selin bunu söylüyor, bir an susuyor ve ekliyor: "İki işe alım için cuma gününe kadar evet ya da hayır cevabına ihtiyacım var." Ekip kararı bir hafta sonra değil, toplantının içinde veriyor.
Nasıl kullanılır
- 1Kapanış cümlenizi ilk önce yazın. Bu cümle, siz salondan çıktıktan sonra tekrarlanmasını istediğiniz tek fikir olsun ve 20 kelimeyi geçmesin.
- 2Ne, kim ve ne zamana kadar sorularını yanıtlayan tek bir somut talep ekleyin, diğer bütün istekleri çıkarın.
- 3Son 60 saniyeyi notsuz söyleyebilene kadar sesli prova edin. Bitişi "Son bir şey" gibi bir işaretle duyurun ki dinleyici telefonuna değil size yönelsin.
