Yazar
Benedict Carey
Bellek araştırmalarını bir çalışma rehberine dönüştüren ve unutmayı öğrenmenin müttefiki olarak yeniden tanımlayan bilim muhabiri.
BookYol'da 1 kitap
Hikâye ve etki
Benedict Carey, Amerikalı bir bilim gazetecisi ve uzun süredir The New York Times muhabiridir. 2000'li yılların ortasından bu yana gazetede beyin, davranış, psikoloji ve ruh sağlığı üzerine yazmaktadır. Times'a katılmadan önce Los Angeles Times'ta sağlık ve tıp haberlerini takip etmiştir. Mesleği onu psikiyatri araştırmalarından belleğin bizzat incelendiği laboratuvarlara kadar götürmüştür.
2014'te How We Learn: The Surprising Truth About When, Where, and Why It Happens (Nasıl Öğreniriz) adlı kitabını yayımladı. Kitap, bilişsel psikolojinin büyük ölçüde akademik dergilerde kalmış yüz yıllık bulgularını bir araya getirir ve onları pratik bir soruya yöneltir: Bir öğrenci ya da bir şeyde ustalaşmak isteyen herhangi biri gerçekte neyi farklı yapmalıdır? Carey bu soruyu yanıtlarken özellikle Robert ve Elizabeth Bjork'un çalışmalarına dayanır. Bilginin ne kadar iyi depolandığı ile ne kadar kolay geri çağrılabildiği arasındaki ayrım kitabın omurgasını oluşturur.
Kitap sınıfların çok ötesinde okur buldu. Öğretmenler, ebeveynler ve kendi kendine öğrenenler kitabın temel iddiasını benimsedi: Güvendiğimiz pek çok alışkanlık verimli hissettirir ama daha dağınık hissettiren stratejilerden zayıftır. Tek bir sessiz mekânda çalışmak, notları tekrar tekrar okumak ve tek bir konuyu blok hâlinde ezberlemek bunlara örnektir. Carey genç okurlar için kurgu eserler de kaleme almıştır. Ancak onu öğrenme bilimini geniş kitlelere aktaran bir yazar olarak tanıtan bu kitap olmuştur.
İmza
Carey bir guru gibi değil, bir muhabir gibi yazar. Kendi sıradan ve dağınık öğrencilik deneyiminden yola çıkar. Ardından okuru deneylerin içinden geçirir: Deneyleri kim yürüttü, katılımcılar ne yaptı, araştırmacıları ne şaşırttı? Yöntemi bu şeffaflıktadır. Okur, tavsiyeyi görmeden önce kanıtı görür. Carey, bilimin henüz zayıf kaldığı noktaları da açıkça belirtir.
Temel hamlesi zorluğu yeniden çerçevelemektir. Unutma, dikkat dağınıklığı, yarıda kalma ve çalışma mekânını değiştirme genellikle öğrenmenin düşmanı sayılır. Carey her birinin nasıl lehimize kullanılabileceğini gösterir. Çalışma oturumlarını aralıklara yaymak, kendinizi hazır hissetmeden önce sınamak, farklı problem türlerini karıştırmak ve bitmemiş bir işin zihinde demlenmesine izin vermek, belleği kalıcı kılan 'arzu edilen zorluklar'dır. Ortaya çıkan araç seti sizden daha fazla saat istemez. Yalnızca o saatleri farklı kullanmanızı ister.
