BookYol

Kavram

Sevme Cesareti

Sevme cesareti, The Courage to Be Happy'nin Adler'in üç hayat görevinin en zoru saydığı sevgiye yaklaşımıdır: Sevgiyi içine düşülen bir duygu ya da kaderdeki birini bulmak olarak değil, tekrar tekrar verilen ve hayatın öznesini 'ben'den 'biz'e taşıyan bir karar olarak görmek.

Adler her yetişkinin üç hayat göreviyle karşılaştığını söyler: iş, dostluk ve sevgi. Kishimi ve Koga bunları zorluklarına göre sıralar. İş ilişkileri ortak bir hedefle bir arada durduğu için koşullu güvenle yürüyebilir. Dostluk, bağlayıcı bir görev olmadan koşulsuz güven ister. Sevgi en fazlasını ister, çünkü iki hayatı birbirine bağlar. Kitap buradan iki iddiaya geçer. Birincisi, kaderdeki bir eş yoktur; doğru kişiyi beklemek, hiçbir gerçek insanın hayale yetişemeyeceği bir bahaneyle görevden kaçmanın yolu olabilir. İkincisi, sevgi bir kararla başlar ve sıradan günlerde yeniden verilen kararlarla inşa edilir. En derin iddia, sevginin özneyi 'ben'den 'biz'e taşıdığıdır; yazarlar kendi kendine yetmeyi de bu ben merkezcilikten kopuş olarak tanımlar. Görevlerin ayrılması burada da geçerlidir: Karşı tarafın duyguları ve seçimleri ona aittir. Bu yüzden karar iki kişiliktir; ilişkide zarar sürüyorsa görev daha çok sevmek değil, kendini korumaktır.

Gerçek hayattan bir örnek

Samsun'da bir hastanede başhekim yardımcısı olan Cengiz Bey, eşiyle konuşmayı hep 'işler sakinleşince' sonrasına bırakıyordu. Sonunda beklediği şeylerin listesini yazdı ve hiçbirinin gerçekten gerekli olmadığını gördü. Çarşamba akşamlarını nöbet dışı bıraktı; o akşamlar artık birlikte yemek pişiriyorlar.

Nasıl kullanılır

  1. 1En yakın ilişkinize tam dikkatinizi vermeden önce neyi beklediğinizi yazın ve gerçekten gerekli olmayanları silin.
  2. 2Haftanın düzenli bir saatini bu ilişki için ayırın ve onu bir iş toplantısı gibi koruyun.
  3. 3İhtiyacınızı bir kez ve açıkça söyleyin; karşınızdakinin cevabını ona bırakın.