BookYol

Kavram

Topluluk Duygusu (Community Feeling)

Topluluk duygusu, Alfred Adler'in kavramıyla, insanların arasında bir yeriniz olduğunu ve onların karşısında değil yanında durduğunuzu hissetmektir; bu his öz kabul, başkalarına güven ve katkı üzerine kurulur.

Ichiro Kishimi ve Fumitake Koga, «Sevilmeme Cesareti»nde Adler'den yola çıkar ve bütün bu iç çalışmanın varış noktasına topluluk duygusu adını verir. Bu duygu birbirini taşıyan üç parçadan oluşur. Öz kabul, sürekli bir şey kanıtlama yükünü kaldırır. Güven, önce garanti istemeden ilişki kurabilmenizi sağlar. Katkı ise kalıcı değer duygusunun kaynağıdır, çünkü birine faydalı olduğunuzu hissedersiniz. İşin püf noktası şudur: Bu his tanık, teşekkür ya da onay istemez. Değeriniz alkışa bağlıysa yeniden rekabete dönersiniz. Başkalarıyla kıyaslanır, kontrolü de onlara verirsiniz. Katkınızı içeriden değerlendirdiğinizde ise kimse fark etmese de yardım ettiğinizi bilirsiniz. Bu yüzden topluluk duygusu herkesi memnun etme çabası değildir. Daha sakin ve sağlam bir duruştur: Ben de sizden biriyim ve işe yarayabilirim.

Gerçek hayattan bir örnek

Kadıköy'de oturan Selin, yaşlı komşusu Nuran Hanım'ın faturalarını internetten ödemesine her ay yardım ediyor. Nuran Hanım çoğu zaman teşekkür etmeyi unutuyor. Apartman toplantısında da kimse bundan söz etmiyor. Selin bir akşam içerliyor, sonra daha dürüst bir soru soruyor: Nuran Hanım'ın ayı benim sayemde daha kolay geçti mi? Geçti. Selin'in hissettiği değer bu cevaptan geliyor, gelmeyen teşekkürden değil.

Nasıl kullanılır

  1. 1Her akşam, bugün birine nasıl faydalı olduğunuzu tek cümleyle yazın. Ne kadar küçük olursa olsun, değerlendirmeyi teşekküre bırakmayın, kendiniz yapın.
  2. 2Kıyaslama ya da rekabet hissettiğiniz anda durun ve sorun: Bu kişilerin yanında mı duruyorum, karşısında mı?
  3. 3Bu hafta riski düşük bir durumda güveni ilk siz verin ve aidiyet hissinizin nasıl değiştiğini gözleyin.