Kavram
Verimlilik Tuzağı (Efficiency Trap)
Verimlilik tuzağı, işlerinizi hızlandırdıkça zamanınızın boşalmaması, aksine her hız kazancının yeni talepler çekip yükü büyütmesidir.
Oliver Burkeman, Dört Bin Hafta'da (Four Thousand Weeks) basit bir hesapla başlar: Seksen yıl yaşarsanız elinizde yaklaşık 4.160 hafta vardır. Yapabileceğiniz işler, okuyabileceğiniz kitaplar, görebileceğiniz yerler ve tanışabileceğiniz kişiler ise pratikte sonsuzdur. Zaman yönetimi tavsiyelerinin çoğu, doğru yöntemi bulursanız bir gün hepsini sığdırabileceğinizi sessizce varsayar. Sığdıramazsınız ve hızlanmak durumu daha da kötüleştirir. E-postalara daha çabuk dönerseniz 'hemen cevap veren kişi' olarak tanınırsınız ve size daha çok e-posta gelir. İşleri erken bitirirseniz önünüze yenisi konur. Kazandığınız her saat, yer bekleyen taleplerle dolar. Sorun verimliliğin kendisi değildir, çünkü önemli işi iyi yapmak emeğe değer. Tuzak, verimliliği yığının dibine ulaşmanın ve ardından 'asıl hayata' başlamanın planı olarak görmektir. Çıkış yolu, işlerin çoğunun hep yarım kalacağını kabul etmek ve hangilerinin yarım kalacağını bilerek seçmektir.
Gerçek hayattan bir örnek
İzmir'de bir muhasebe bürosunda çalışan Burak, aylık raporları makrolarla otomatikleştirir ve iki gün süren iş yarım güne iner. Kazandığı zamanda yıllardır ertelediği SMMM sınavına çalışmayı planlamaktadır. Ama müdürü bu hızı fark eder ve üç yeni müşterinin raporlarını da ona verir. Burak artık her ay eskisinden fazla rapor çıkarıyor, mesaisi de uzamış durumda. Sınav kitapları ise hâlâ masasının köşesinde, ambalajında duruyor.
Nasıl kullanılır
- 1Bu hafta gerçekten önemli olan bir iki işi seçin. Başka bir şeyi hızlandırmadan önce bu işlere korunan bir zaman ayırın.
- 2Yeni bir hızlandırma yöntemi denemeden önce kazanacağınız zamanın nereye gideceğini sorun. Cevap 'aynı işten daha fazlası' ise o yöntemden vazgeçin.
- 3Bilerek ihmal edeceğiniz işleri önceden belirleyin ve bu işlerin suçluluk duymadan yarım kalmasına izin verin.
