Kavram
Konuşma Kaygısı (Speaking Anxiety)
Konuşma kaygısı, bir topluluğun önünde konuşmadan önce ya da konuşurken hissedilen ve bedeni adrenalinle dolduran korku dalgasıdır; konuşmacıda bir kusur olduğunu değil, eski bir hayatta kalma alarmının çalıştığını gösterir.
Kalabalığın gözleri üzerinizdeyken ayakta ve tek başınıza durmak, beyninizin çok eski bir bölümü için tehlikeli bir konumdur. Bu bölüm de evrimin ona öğrettiğini yapar. Tehdit algılar ve adrenalin salgılar. Kalbiniz hızlanır, ağzınız kurur, elleriniz yerinde durmaz. Yıllarını sahnede geçiren Scott Berkun, Confessions of a Public Speaker'da bunun bir karakter zaafı olmadığını savunur. Ona göre bu, eski bir donanımın işini yapmasıdır ve deneyimliler dahil neredeyse her konuşmacı bunu yaşar. İki gerçek yükü hafifletir. Birincisi, içeriden deprem gibi hissettiğiniz şey dışarıdan çoğu zaman sandığınız kadar belli olmaz. İkincisi, dinleyiciler jüri değildir. Çoğu, başarılı olmanızı sessizce umar, çünkü birinin zorlandığını izlemek onlar için de rahatsız edicidir. Amaç alarmı susturmak değil, o çalarken konuşmaya devam edebilmektir.
Gerçek hayattan bir örnek
Elif, Maslak'taki ofiste yönetime on dakikalık bir bütçe sunumu yapacak. Ayağa kalktığı anda nabzı yükseliyor, ağzı kuruyor. Bunu "ben konuşmayı beceremiyorum" diye okumak yerine kendine "Bu alarm, işini yapıyor" diyor. Bir yudum su içiyor, ayaklarını yere sağlam basıyor ve sabah yüksek sesle prova ettiği ilk cümleyle açılış yapıyor. İkinci slayta geldiğinde sesi oturmuş. Toplantıdan sonra bir müdür, ne kadar sakin göründüğünü söylüyor.
Nasıl kullanılır
- 1Alarmı adlandırın. Kalbiniz hızlandığında, bunun yeteneğiniz hakkında bir hüküm değil, işini yapan adrenalin olduğunu kendinize hatırlatın.
- 2Açılışınızı sesli prova edin. İlk iki üç cümlenizi ezbere bilin. Böylece en titrek dakika iradeyle değil, hafızayla akar.
- 3Güler yüzlü dinleyicileri bulun. Başını sallayan iki üç kişiyi seçip onlara konuşun. Salonun başarılı olmanızı istediğinin kanıtı onlardır.
