BookYol

Kavram

Ya bu kolay olabilseydi?

'Ya bu kolay olabilseydi?', Greg McKeown'un Effortless'taki ters çevrilmiş sorusudur: Temel bir işin neden bu kadar zor olduğunu sormak yerine kolay olsaydı neye benzeyeceğini sorarız; böylece katlanmak bir tasarım sorusuna dönüşür.

McKeown'un çıkış noktası, yetenekli insanların çoğunun fark etmeden taşıdığı bir inançtır: Önemli işin yorucu olması gerektiği ve zorlanmanın değerin kanıtı olduğu. Bu inanç temel işleri ağırlaştırır; ya ertelenirler ya da büyük bir bedelle zorla bitirilirler. Soruyu ters çevirmek, bazı işlerin zor olduğunu inkâr etmez. Dikkatin yönünü değiştirir: dişini sıkmaktan tasarlamaya. Çoğu zaman yalnızca alışkanlıktan var olan adımları, zaten elde olan yardımı ve aynı sonuca giden daha basit yolları ortaya çıkarır. İyi bir cevabın ölçüsü, kolay sürümün istediğiniz sonucu hâlâ vermesidir; vermiyorsa bu bir iyileştirme değil, kestirmedir. Zor bir beceri edinmek gibi bazı işler özünde zor kalır, ama çevresindeki zorluğun çoğu isteğe bağlı çıkar.

Gerçek hayattan bir örnek

Bursa'da bir tekstil ihracatçısının finans müdürü, her ay nakit raporunu dört iş arkadaşının tablolarından derlemek için iki gün kaybediyordu. Kolay sürümün neye benzeyeceğini sorduğunda, üç arkadaşının rakamlarını ayın birinde zaten hazır ettiğini fark etti. Ayın ikisine kadar doldurulan, sabit hücreli tek sayfalık bir şablon işi yarım güne indirdi.

Nasıl kullanılır

  1. 1Kaçındığınız bir işe başlamadan önce soruyu sayfanın en üstüne yazın ve üç cevap sıralayın.
  2. 2Yalnızca hep böyle yapıldığı için var olan adımları ve zaten elinizde olan yardımı arayın.
  3. 3Kolay sürümü benimsemeden önce onu istediğiniz sonuçla karşılaştırın.