Rehber · En iyi kitaplar · 5 dk okuma
Zamanınızı yönetmek için en iyi kitaplar: başlangıç için okuma sırası
Zaman yönetimine yeni başlıyorsanız bu beş kitabı şu sırayla okuyun. Önce Getting Things Done ile kafanızdaki dağınık işleri bir sisteme aktarın. Ardından The ONE Thing ve Eat That Frog ile öncelik seçmeyi öğrenin. Four Thousand Weeks ile bu çabanın sınırlarını görün, Essentialism ile de neye hayır diyeceğinize karar verin. Kitaplar her konuda aynı şeyi söylemiyor. Bu sıralama, aralarındaki farkları işe yarar hâle getirmek için seçildi.
1.Getting Things Done — David Allen (2001): önce kafanızı boşaltın
Allen'ın çıkış noktası basit: aklınızda tuttuğunuz her yarım iş, kapanmamış bir döngü gibi dikkatinizi kemirir. Çözüm, bu işleri kafanızdan çıkarıp güvendiğiniz bir sisteme yazmaktır. Kitap bunu beş adıma böler: toplamak, netleştirmek, düzenlemek, gözden geçirmek ve yapmak. Çoğu okurun ilk haftada denediği iki araç en kalıcı olanlardır. Birincisi, iki dakikadan kısa süren işi hemen bitirmek. İkincisi, her projenin yanına bir sonraki somut adımı yazmak.
Listenin başında olmasının nedeni şu: diğer kitapların öncelik önerileri, ancak bütün işlerinizin görünür olduğu bir liste varken işe yarar. Dürüst olmak gerekirse kitap kuru ve ayrıntıcıdır. Bağlam listeleri, dosyalama düzeni ve haftalık gözden geçirme ilk okumada ağır gelebilir. Hepsini birden kurmaya çalışmayın. Toplama alışkanlığı ile haftalık gözden geçirme, sistemin geri kalanını taşıyacak kadar güçlüdür. 2015'te güncellenen baskı dijital araçlara daha yakındır.
2.The ONE Thing — Gary Keller ve ortak yazarı (2013): listeyi sıralayan tek soru
Keller'ın kitabı tek bir odak sorusu etrafında döner: Öyle tek bir şey ne ki, onu yaptığımda geri kalan her şey ya kolaylaşır ya da gereksizleşir? Bu soru, Allen'ın size kurdurduğu uzun listeye bir sıralama mantığı getirir. Domino benzetmesi de buradan gelir: doğru ilk taşı devirdiğinizde sonrakiler daha az çabayla düşer. Pratik öneri ise iddialıdır: günün en verimli saatlerinden dördünü bu tek işe ayırmak ve takviminizde korumak.
Kitabın zayıf tarafı tekrardır. Aynı fikir farklı kelimelerle defalarca anlatılıyor. Bazı başarı hikâyelerinde de şansın payı hiç sorgulanmıyor. Günde dört saatlik kesintisiz blok, toplantılarını kendi belirleyemeyen çoğu çalışan için gerçekçi değil. Yine de odak sorusunu her sabah sormak, kitabın tamamını okumasanız bile işe yarayan bir alışkanlıktır.
3.Eat That Frog! — Brian Tracy (2001): güne en zor işle başlamak
Tracy'nin fikri adından belli: günün en zor ve en önemli işini, yani kurbağayı, sabah ilk iş olarak bitirin. Gerisi kıyasla hafif gelir. Kitap kısa ve dolambaçsızdır ama derin değildir. İçinde ertelemeyle başa çıkmak için 21 ayrı öneri var ve her biri birkaç sayfa sürüyor. En kullanışlı iki araç şunlar: ertesi günü akşamdan planlamak ve listedeki her işe A'dan E'ye bir harf vermek. A, yapılmazsa ciddi sonucu olan iştir. E ise listeden tamamen silinebilecek iştir.
Bu kitabı ikinci bir kuramsal çerçeve gibi değil, The ONE Thing'e eklenen bir uygulama kılavuzu gibi okumak daha doğru. Tonu motivasyon kitaplarına yakın. Önerilerin çoğu araştırmaya değil, yazarın kendi gözlemlerine dayanıyor. Bu yüzden kitabı kısa sürede bitirip içinden iki üç alışkanlık seçmek, tamamını uygulamaya çalışmaktan daha verimlidir.
4.Four Thousand Weeks — Oliver Burkeman (2021): sınırları kabul etmek
Burkeman'ın kitabı listenin geri kalanıyla tartışır. Seksen yıllık bir ömür yaklaşık dört bin hafta eder ve hiçbir sistem, yapılması gerektiğini düşündüğümüz her şeyi bu süreye sığdıramaz. Üstelik daha verimli çalıştıkça daha fazla iş gelir: gelen kutusunu hızla boşaltan kişiye daha çok e-posta yazılır. Yazar buna verimlilik tuzağı der. Çıkış yolunu daha iyi bir teknikte değil, her şeyi yapamayacağınızı kabul edip bilerek seçim yapmakta görür.
Dördüncü sırada olmasının nedeni şu: ilk üç kitabın araçlarını denemeden okursanız, bu kitap size her şeyi bırakma izni gibi gelebilir. Oysa Burkeman araçlara karşı değildir. Bazı alanlarda bilinçli olarak vasat kalmayı önerir. Planların neredeyse her zaman tahmin edilenden uzun süreceğini hesaba katmayı ve aynı anda birkaç büyük projeyi taşımak yerine birini bitirmeyi savunur. Somut teknik sayısı azdır, düşünce payı yüksektir. Bazı okurlar bunu eksik bulur, bazıları rahatlatıcı.
5.Essentialism — Greg McKeown (2014): daha azı ama daha iyisi
McKeown, Burkeman'ın teşhisini iş hayatının diline çevirir: her şeyi yapmaya çalışmak, hiçbir şeyde ilerleyememek demektir. Yöntemi üç aşamalıdır: neyin gerçekten önemli olduğunu ayırt etmek, gerisini elemek ve kalanı kolaylaştırmak. Akılda kalan araçlardan biri yüzde 90 kuralıdır: bir fırsata ondan üzerinden dokuzun altında puan veriyorsanız cevap hayırdır. Diğerleri, ilişkiyi zedelemeden hayır demenin yolları ve takvime boşluk payı bırakmaktır.
Sona koymamızın nedeni, kitabın önceki dördünü birbirine bağlamasıdır. Toplama sistemi, öncelik sorusu ve sınırları kabul etme fikri burada günlük kararlara dönüşür. Eleştiri olarak şunu söylemek gerek: örneklerin çoğu yöneticilerden ve bilgi çalışanlarından geliyor. İşini kendisi seçemeyen biri için hayır demek her zaman bir seçenek değildir. The ONE Thing ile de belirgin bir örtüşme var. İkisini art arda okuyacaksanız Essentialism'in eleme ve sınır koyma bölümlerine ağırlık verin.
Dürüst son
Kısacası her kitap size başka bir şey verir. Getting Things Done bir sistem kurar. The ONE Thing ile Eat That Frog bir öncelik refleksi kazandırır. Four Thousand Weeks sınır duygusu, Essentialism ise hayır deme cesareti verir. Beşini de okumak zorunda değilsiniz, ama bu sırayla ilerlediğinizde her kitap bir öncekinin eksiğini kapatır. Kitap okumak tek başına zamanınızı yönetmez, asıl iş uygulamadadır. Bu Yol, her kitaptan bir aracı sırayla denemeniz için tasarlandı. İlk durakta kafanızdaki her şeyi tek bir listeye dökerek başlayacaksınız.
Sık sorulan sorular
- Yalnızca bir kitap okuyacaksam hangisini seçmeliyim?
- İşleriniz dağınıksa ve sürekli bir şeyi unuttuğunuzu hissediyorsanız Getting Things Done'ı seçin. Yapacak çok şeyiniz var ama hangisinin önemli olduğundan emin değilseniz Essentialism daha uygun. Zaman yönetimi kitaplarından yorulduysanız Four Thousand Weeks ile başlayın.
- Bu kitaplar birbiriyle çelişmiyor mu?
- Kısmen çelişiyorlar ve bu yararlı. Allen ile Tracy daha fazlasını daha düzenli yapmanıza yardım eder. Burkeman ise bu çabanın hiçbir zaman bitmeyeceğini hatırlatır. Keller ile McKeown ikisinin arasında durur: az ama doğru işi seçmek. Bu farkı bilerek okumak, herhangi bir kitabı mutlak doğru gibi uygulamaktan daha sağlıklıdır.
- Önce okumak mı, önce uygulamak mı?
- İkisini birlikte yürütün. Her kitaptan bir araç seçip bir hafta deneyin, sonra bir sonraki kitaba geçin. Beş kitabı peş peşe okuyup hiçbirini uygulamamak, zaman yönetimi okurlarının en sık düştüğü tuzaktır.
