BookYol

Paraşütünüz Ne Renk?

Richard N. Bolles

What Color Is Your Parachute?

Richard N. Bolles'un 1970'ten beri güncellenen kitabı, iş aramayı ilan kovalamaktan çıkarır. Önce kendinizi tanımaya, sonra doğru kişilerle konuşmaya dayanır. Ana fikri şudur: ideal işiniz bir unvan değil, en sevdiğiniz beceriler, alanlar, kişiler ve çalışma koşullarının birleşimidir. Bunu tarif edebilen aday mülakatta da maaş pazarlığında da daha sakin ve daha ikna edici olur.

Yüzlerce CV gönderip tek bir dönüş alamadıysanız, sorun büyük ihtimalle sizde değil, yöntemdedir.

Kitabın özü

Bolles'un çıkış noktası rahatsız edici ama dürüsttür. İlanlara başvurmak ve CV yağdırmak, iş bulmanın en düşük başarı oranına sahip yolları arasındadır. İşverenler çoğu zaman tanıdıkları ya da güvendikleri birinin önerdiği adayı seçer. Kitap bu yüzden aramayı tersine çevirir. Önce ne istediğinizi netleştirirsiniz, sonra o işin yapıldığı yerlerdeki kişilerle konuşursunuz.

Kitabın merkezinde 'Çiçek' egzersizi vardır. Becerilerinizi, ilgi alanlarınızı, birlikte çalışmak istediğiniz kişileri, çalışma ortamını, maaş beklentinizi ve amacınızı tek sayfada toplar. Bu sayfa hangi ilana bakacağınızı da, mülakatta ne anlatacağınızı da belirler. Kitap her yıl güncellendiği için bazı teknoloji tavsiyeleri eskiyebilir. Öz değerlendirme ve pazarlık bölümleri ise hâlâ sağlamdır.

Kime göre

  • İlk işini arayan yeni mezunlar
  • Kariyer değiştirmek isteyen ama yön bulamayanlar
  • Başvurularına dönüş alamayan ve yöntemini değiştirmek isteyenler
  • Maaş pazarlığından çekinenler

Kime göre değil

  • — Yarın başlaması gereken acil bir iş arayanlar; egzersizler zaman ister
  • — Sektöre özel teknik mülakat hazırlığı arayanlar

Ana dersler

01

İşinizi unvanla değil, çiçekle tarif edin

Bolles'a göre 'pazarlama uzmanı olmak istiyorum' demek eksik bir cevaptır. Asıl soru şudur: hangi becerileri, hangi alanda, ne tür kişilerle ve hangi koşullarda kullanmaktan keyif alıyorsunuz? En sevdiğiniz becerileri geçmişteki küçük başarı hikâyelerinden çıkarın. Sonra alanları, ortamı ve maaşı ekleyin. Ortaya çıkan resim ilanları elemenizi kolaylaştırır. Unvanı farklı olsa bile çiçeğinize uyan işi tanırsınız. Uymayan işi de daha başvurmadan fark edersiniz.

Ankara'da bir lojistik firmasında çalışan Elif, yıllarca kendisini 'operasyon uzmanı' olarak tanıttı. Çiçeğini çizince en sevdiği işin, karmaşık süreçleri yeni gelenlere anlatmak olduğunu gördü. Bugün aynı sektörde eğitim ve oryantasyon sorumlusu olarak çalışıyor. Hem maaşı hem memnuniyeti arttı.

02

Bilgi görüşmesinde iş değil, hikâye isteyin

Kitabın en etkili önerisi, ilgilendiğiniz işi fiilen yapan kişilerle yapılan kısa görüşmelerdir. Kural nettir: iş istemezsiniz. Kişinin o noktaya nasıl geldiğini sorarsınız. İşin neyini sevdiğini, neyin zorlayıcı olduğunu ve sizin yerinizde ne yapacağını öğrenirsiniz. Görüşme yirmi dakikayı aşmasın ve ardından bir teşekkür notu gönderin. Görüşmeden somut bir sonraki adımla çıkın: bir isim, bir etkinlik ya da okunacak bir kaynak. Güven böyle birikir ve fırsatlar çoğu zaman bu güvenden doğar.

İzmir'de muhasebeci olan Burak, veri analitiğine geçmek istiyordu. LinkedIn'de bulduğu üç analiste yalnızca hikâyelerini sordu. Üçüncüsü ona bir SQL kursu önerdi ve ekibindeki bir yöneticiyle tanıştırdı. Dört ay sonra açılan pozisyon, ilana çıkmadan Burak'a teklif edildi.

03

Mülakata işverenin korkusundan bakın

Bolles'a göre işveren mülakatta sizi sınava sokmaz. Asıl derdi, pahalıya patlayacak yanlış bir işe alımdan kaçınmaktır. Gizli soruları basittir: İşi yapabilir mi? Ekibe uyar mı? Kısa sürede ayrılır mı? Maliyeti ne olur? Her birine somut kanıtla cevap verin. Yanınızda tek ve net bir hikâye taşıyın: hangi sorunu çözdüğünüz ve bunun kanıtı. Bu hikâyeyi CV'de, LinkedIn'de ve mülakatta aynı şekilde anlatın. Konuşmayı dengede tutun. Bir cevap iki dakikayı geçmesin, siz de soru sorun.

Bursa'da bir tekstil fabrikasına başvuran üretim mühendisi Zeynep, 'Fire oranını düşürürüm' cümlesini her yerde tekrarladı. Önceki işinde fireyi yüzde 9'dan yüzde 6'ya indirdiğini gösteren tabloyu da yanında götürdü. Mülakatçı ikinci turda doğrudan o tabloyu sordu.

04

Maaşta ilk rakamı işverene bırakın

Pazarlık, teklif gelmeden başlar. Aynı rol, aynı şehir ve benzer deneyim için gerçekçi bir maaş aralığı araştırırsınız. Kariyer siteleri, sektör raporları ve bilgi görüşmesi yaptığınız kişiler bu aralığı verir. Mülakatta mümkünse ilk rakamı işverene bıraktırın. Teklif geldikten sonra değerinizi sakin bir dille anlatın ve aralığın üst ucuna doğru ilerleyin. Zamanlama da önemlidir. Maaş konusunu, işveren sizi istediğini netleştirdikten sonra açın, daha önce değil.

İstanbul'da yazılım geliştirici olarak teklif bekleyen Mert, araştırmasında aralığı aylık net 85-110 bin TL olarak buldu. İK rakam sorunca 'Rol için ayırdığınız bütçeyi duymak isterim' dedi. Gelen 90 bin TL teklife 102 bin TL ile karşılık verdi ve son projesindeki performans kazancını anlattı. 100 binde anlaştılar.

Bugün dene

Son beş yılda keyifle yaptığınız üç işi yazın. Her birinde kullandığınız becerileri işaretleyin. İki hikâyede ya da daha fazlasında tekrar eden beceri, çiçeğinizin ilk yaprağıdır.

Hızlı kontrol

Bolles'a göre bilgi görüşmesinin doğru kuralı nedir?

Kitaba göre maaş pazarlığında ilk rakamı kim söylemeli?

Seçme alıntılar

“Paraşütünüz ne renk?”
Richard N. Bolles · Kitabın adı, işinden 'atlayıp kurtulmaktan' söz eden kişilere Bolles'un yarı şaka sorduğu sorudan gelir.
“Maaş rakamını ilk söyleyen genellikle kaybeder.”
Richard N. Bolles · Bolles'un maaş pazarlığı bölümündeki temel kuralı.