Kavram
Ölümsüzlük Projeleri (Immortality Projects)
Ölümsüzlük projeleri, bedenimiz öldükten sonra da bir parçamızın, yani hakkımızdaki hikâyenin ve imajın yaşayacağı umuduyla kurduğumuz şirket, itibar, dava, çocuk ya da eser gibi yapılardır.
Kavram, kültürel antropolog Ernest Becker'ın «Ölümün İnkârı» (The Denial of Death) kitabından gelir. Becker'a göre öleceğini bilen tek canlı biziz. Bu bilgi öylesine rahatsız edicidir ki ömrümüzü onu aşmanın yollarını inşa ederek geçiririz: adımızı taşıyan bir işletme, bir itibar, bizi hatırlayacak çocuklar, bir eser. Mark Manson «Umursamamanın İnce Sanatı»nı bu fikirle kapatır. Korumaya çalıştığımız parçaya kavramsal benlik (conceptual self) der: bedeniniz değil, sizin hikâyeniz ve imajınız. Projelerin kendisi sorun değildir, pek çok değerli iş bu dürtüyle yapılır. Sorun, proje kaygılı bir kalıcılık pazarlığına dönüştüğünde başlar. İtibar ne pahasına olursa olsun savunulmak zorunda kalır ya da şirketin batması kimliğinizin batması anlamına gelir. Öleceğinizi hatırlamak bu tutunmayı gevşetir. Gerçekten önemsemeye değer az sayıdaki şeyi görünür kılar.
Gerçek hayattan bir örnek
Nesrin Hanım 49 yaşında ve Nişantaşı'nda kendi soyadını taşıyan bir mimarlık ofisi yönetiyor. Ofis üç yıldır zarar ediyor ve iki kıdemli mimar ayrıldı. Yine de küçülmeyi ya da büyük bir firmayla birleşmeyi reddediyor, çünkü tabeladaki ismin inmesi ona yok olmak gibi geliyor. Bir pazar sabahı şu soruyu yazıyor: «Son on yılımı neyle geçirmek isterdim?» Cevap tabela değil, sevdiği projeler ve kızıyla geçen zaman. Ertesi ay birleşme masasına oturuyor.
Nasıl kullanılır
- 1Projenizi adlandırın. Sizden sonra da kalmasını umduğunuz şeyi açıkça yazın: bir unvan, bir şirket, bir miras ya da «güvenilir kişi» olarak hatırlanmak.
- 2Neyi koruduğunu sorun. Bu proje yarın ortadan kalksa hakkınızdaki hangi hikâye sarsılırdı? Kavramsal benlik tam olarak orada devrededir.
- 3Ölüm testini yapın. Hayatınızın son yılını hayal edin ve projenin orada hâlâ anlam taşıyan kısımlarını tutun. Gerisine sıkı sıkı sarılmayı bırakın.
