BookYol

Kavram

Seçim Gücü (The Power of Choice)

Seçim gücü, ne kadar kısıtlanmış hissederseniz hissedin zamanınızın ve enerjinizin nereye gideceğine her zaman sizin karar verebileceğinizi ve bu kararı başkalarına bırakmanın da bir seçim olduğunu fark etmektir.

Greg McKeown, Essentialism'de seçim gücünü şanslı birkaç kişiye ait bir ayrıcalık olarak görmez. Ona göre bu, kolayca unutulan bir yetenektir. "Mecburum" demeye alışan kişi zamanla öğrenilmiş çaresizliğe kayar. Toplantılar, talepler ve başkalarının öncelikleri takvimi doldurur, kişiye de yalnızca yetişmeye çalışmak kalır. McKeown'ın ayrımı nettir: Seçeneklerinizi her zaman kontrol edemezsiniz ama seçenekler arasından nasıl seçtiğinizi kontrol edebilirsiniz. Bu güç, ödünleşimlerin (trade-off) gerçek olduğunu kabul etmekle başlar. Her evet, bir daha harcayamayacağınız saatleri harcar. "Hepsini nasıl sığdırırım?" sorusu kulağa hırslı gelir ama çoğu zaman kararı ertelemenin kibar bir yoludur. Seçim gücü bir motivasyon sloganı değildir ve kısıtlar bazen gerçektir. Yine de hangi bedeli üstleneceğinize siz karar verirsiniz. Karar vermemek de bir karardır, yalnızca bilinçsiz olanıdır.

Gerçek hayattan bir örnek

Kadıköy'de serbest çalışan mali müşavir Burak'a eski bir müşterisinden "Cumartesileri de bakabilir misiniz?" mesajı gelir. İlk refleksi "Hayır diyemem" olur. Sonra durup bedeli not eder: Cumartesi sabahları kızını yüzmeye götürüyor ve beyanname dönemi öncesinde dinlenmeye ihtiyacı var. Müşteriye cumartesi yerine perşembe akşamı bir saat önerir. Müşteri hemen kabul eder. Burak ilk kez bir talebi kendi takvimine göre şekillendirmiş olur.

Nasıl kullanılır

  1. 1Bu haftaki "mecburum" cümlelerinizden birini "Seçiyorum, çünkü…" diye yeniden yazın. Gerekçe ayakta kalmıyorsa o taahhüdü gözden geçirin.
  2. 2Bir sonraki evetten önce neyi harcayacağını somut olarak adlandırın: hangi saat, hangi proje, hangi insan.
  3. 3Hangi bedeli üstlendiğinize bilinçli olarak karar verin ve bunu yazın. Kararı takviminize bırakmayın.