BookYol

Kavram

Sahnede Toparlanma

Sahnede toparlanma, bir sürçmeyi, unutulan bir cümleyi ya da zor bir soruyu dinleyicinin neredeyse fark etmeyeceği bir sakinlikle karşılama becerisidir; çünkü dinleyici planınızı hiç görmemiştir ve sizi hatanın kendisiyle değil, ona verdiğiniz tepkiyle değerlendirir.

Scott Berkun'un Confessions of a Public Speaker'da altını çizdiği nokta şu: dinleyici metninizi hiç görmedi. İkinci anekdotu grafikten önce anlatmayı planladığınızı bilmiyor. Bir maddeyi tamamen atladığınızdan da haberi yok. Bir sürçme ancak siz onu ilan ettiğinizde dinleyicinin gözünde hataya dönüşür. Bir özür, bir iç çekiş ya da telaşla baştan başlamak bu ilanın biçimleridir. Bu yüzden varsayılan hamleniz devam etmek olmalı. Eksik parça gerçekten önemliyse, onu sonra uygun bir yerde, oraya aitmiş gibi araya katın. Zor sorular da aynı mantıkla işler. Kısa bir duraklama, dürüst bir "Bilmiyorum, öğrenip size döneceğim" ya da kısa bir cevap, savunmacı bir açıklamadan her zaman iyidir. Akılda kalan tökezleme değil, soğukkanlılığınızdır. Her tökezleme de bu konuşmanın hükmü değil, bir sonrakinin verisidir.

Gerçek hayattan bir örnek

Deniz, Maslak'taki ofiste kırk kişiye çeyrek sonuçlarını sunarken üçüncü bölümü açacağı müşteri hikâyesini bir anda unutuyor. "Pardon, kaybettim" demek yerine doğrudan ciro grafiğine geçiyor. İki slayt sonra ani bir yükselişi açıklarken hikâye kendiliğinden yerine oturuyor ve Deniz onu orada anlatıyor. Toplantıdan sonra kimse bundan söz etmiyor. Hatta bir müdür, önce grafik sonra hikâye sırasının daha mantıklı olduğunu söylüyor.

Nasıl kullanılır

  1. 1Bir cümleyi kaybettiğinizde bunu ilan etmeyin. Durun, nefes alın, notlarınıza göz atın ve hatırladığınız bir sonraki noktayla devam edin.
  2. 2Atladığınız parça gerçekten önemliyse, düzeltme olduğunu belli etmeden, sonra doğal olarak uyduğu yerde araya katın.
  3. 3Konuşmadan sonra plandan saptığınız bir anı ve bir dahaki sefere neyi değiştireceğinizi not edin; böylece her konuşma bir sonrakini besler.