Kavram
Bilgi olarak başarısızlık
Bilgi olarak başarısızlık, gelişim zihniyetinin kötü bir sonucu okuma biçimidir: Sonuç sizin hakkınızda bir hüküm değil, stratejiniz hakkında bir veridir; akla yatkın tepki de stratejiyi değiştirip yeniden denemektir. Sabit zihniyette ise başarısızlık bir hükümdür ve kaçınmak akla yatkın görünür.
Aynı başarısız sunum, neye işaret ettiği düşünülürse tam zıt davranışlar doğurur. "Ben sunum yapacak biri değilim" diye bir hüküm olarak okunursa, bir sonraki sunum kaçınılacak bir şeye dönüşür; kaçınmak da hükmü yeniden sınanmaktan korur. "İlk cümlem yoktu ve prova yapmamıştım" diye bir bilgi olarak okunursa, iki değişikliği ve ikinci bir denemeyi gösterir. Dweck'in araştırması bu okumanın, çoğu zaman erken yaşta duyulan övgüyle ekilmiş bir alışkanlık olduğunu ve alışkanlıkların yeniden eğitilebileceğini düşündürür. Basit bir yol, her aksilikten sonra iki satırlık bir değerlendirme yazmaktır: Ne denedim, neyi değiştirirdim? Kendiniz hakkında tek bir sıfat kullanmadan. Branden'e göre özsaygı, harekete geçerek, öğrenerek ve hatayı düzelterek kendi gözünüzde kazandığınız itibardır; başarısızlığa böyle yaklaşan kişi, başarısızlık ona nasıl hissettirmiş olursa olsun bu itibarı inşa eder. Aynı ilke iş başlamadan önce de geçerlidir: Kendinize kötü bir ilk taslak için izin vermek işe yarar, çünkü o kötü taslak da bir bilgidir.
Gerçek hayattan bir örnek
Mersin'de stajyer bir satış temsilcisi ilk üç soğuk aramasında başarısız oluyor ve defterine o eski hükmü yazıyor: "Ben satışçı biri değilim." Yöneticisi bu cümleyi bir bilgi olarak yeniden yazmasını istiyor. Yeni not şöyle: "Görüşmeyi müşterinin işiyle ilgili bir soruyla değil, ürünle açtım." Dördüncü aramayı bir soruyla açıyor ve görüşme bir dakika yerine dokuz dakika sürüyor.
Nasıl kullanılır
- 1Bir şey ters gittiğinde bunun size kendiniz hakkında değil, stratejiniz hakkında ne söylediğini sorun.
- 2Yapacağınız iki değişikliği yazın ve ikinci denemeyi takviminize koyun.
- 3Hüküm okuması geldiğinde onu fark edin ve bir bilgi olarak yeniden yazın.
