Kavram
Aciliyet Bağımlılığı (Urgency Addiction)
Aciliyet bağımlılığı, First Things First'ün acil işin hızlı ödülüne, yani heyecana, görünür sonuca ve ihtiyaç duyulma hissine bağımlı hâle gelmeyi anlatmak için kullandığı terimdir; bu durumda acil işler, henüz acil olmayan önemli işleri dışarı iter.
Covey'nin zaman yönetimi matrisi işleri acil olup olmamalarına ve önemli olup olmamalarına göre ayırır ve etkinliğin II. Kare'de, yani önemli ama acil olmayan işlerde yattığını savunur. First Things First, yetkin insanların burada neden bu kadar az zaman geçirdiğini sorar. Cevabı şudur: Aciliyet bizi hemen ödüllendirir. Bekleyemeyecek bir şeyi çözmek rahatlama ve işe yaradığınızın kanıtını getirir; bekleyebilecek önemli iş ise kimseyi bölmez. Zamanla bu ödül bir alışkanlığa dönüşebilir. Yazarların anlattığı işaretler şunlardır: hiçbir şey acil değilken huzursuzluk, tepki verecek bir şey arama refleksi ve sorunları çözmek asıl iş gibi geldiği için yetki devretmekten ya da sorunları önlemekten kaçınmak. 'Bağımlılık' klinik bir iddia değil, bir benzetmedir. Sonraki 'salt aciliyet etkisi' araştırmaları, insanların çoğu zaman daha kazançlı ama daha az acil bir iş yerine acil olanı seçtiğini bulmuştur; bu bulgu teşhisi destekler, adlandırmayı ise kanıtlamaz.
Gerçek hayattan bir örnek
Eskişehir'deki bir e-ticaret şirketinin müşteri destek ekibi lideri, sakin öğleden sonralarda bile şikâyet kuyruğunu yaklaşık on dakikada bir kontrol ediyor; şikâyetleri azaltacak yardım merkezi makaleleri ise altı haftadır gecikiyor. İki çalışma arkadaşını nöbetleşe şikâyetlere atıyor, haftada iki sabah iki saat kuyruğu kapatıyor ve ilk beş makaleyi yazıyor. Ay sonunda şikâyetler belirgin biçimde azalıyor.
Nasıl kullanılır
- 1Acil bir işi üstlenmeden önce size ne verdiğini sorun: rahatlama mı, önemli olma hissi mi, yoksa daha zor bir işten kaçış mı?
- 2II. Kare'nin zamanını III. Kare'den alın: Bu hafta acil ama önemsiz iki talebi reddedin, kısaltın ya da sahibine iade edin.
- 3Önemli ama acil olmayan işleri hafta başlamadan takviminize yerleştirin; çünkü hiçbir gün en yüksek sesi onlar çıkarmayacak.
