Alıntı
“Kimse beni kurtarmaya gelmiyor; kimse hayatımı benim için yoluna koymaya gelmiyor; kimse sorunlarımı çözmeye gelmiyor. Ben bir şey yapmazsam hiçbir şey düzelmeyecek.”
Bizim çevirimiz — aslı şöyle: “No one is coming to save me; no one is coming to make life right for me; no one is coming to solve my problems. If I don't do something, nothing is going to get better.”
— Nathaniel Branden, Özsaygının Altı Prensibi (1994) · Özsaygının Altı Prensibi →
Neden söylendi
Nathaniel Branden bunu Özsaygının Altı Prensibi'nde (1994), üçüncü sütun olan kendi sorumluluğunu üstlenme pratiğine ayırdığı bölümde yazar. Psikoterapist olarak çalışmalarına dayanarak, danışanın kimsenin gelmediğini kavradığı anı terapinin en önemli anlarından biri olarak anlatır ve bu farkındalığı danışanın kendi ağzından aktarır.
Aslında ne anlama geliyor
Pasaj, pek çok yetişkinin söylemeden taşıdığı bir umudu adlandırır: Bir eşin, bir patronun, bir ebeveynin ya da şanslı bir fırsatın bir gün her şeyi düzelteceği umudunu. Bu umut sürdükçe beklemek makul görünebilir. Branden'in vurgusu, özsaygının bu umut üzerinde büyüyemeyeceğidir; çünkü kendinize duyduğunuz güven, kendi eylemlerinizin bir şeyleri değiştirdiğine dair kanıtlardan doğar. Hiçbir kurtarıcının yolda olmadığını kabul etmek bir an için acı verir, sonra özgürleştirir; çünkü dikkat elinizin yetiştiği şeylere döner. Onun anlamında kendi sorumluluğunu üstlenmek kendini suçlamak değildir, yardımı reddetmek de değildir; yardım istemek de bir eylemdir. Branden özsaygı hareketinin merkezî isimlerinden biriydi ve sonraki araştırmalar özsaygının nedensel etkilerini bu hareketin iddia ettiğinden daha zayıf bulmuştur; yine de seçimlerini sahiplenmekle kendini yetkin hissetmek arasında kurduğu bağ geniş ölçüde kabul görür.
Nasıl kullanılır
- 1Başka birinin düzeltmesini beklediğiniz bir durumu yazın ve yanına bu hafta kendinizin atabileceği en küçük adımı ekleyin.
- 2Kendinizi "Keşke onlar... yapsa" derken yakaladığınızda, "Benim yapabileceğim şey..." diye başlayan ikinci bir cümleyi tamamlayın.
