BookYol

Kavram

Bolluk Zihniyeti (Abundance Mentality)

Bolluk zihniyeti, Stephen Covey'nin tanımladığı haliyle, başarının, takdirin ve kaynakların herkese yetecek kadar olduğuna, dolayısıyla bir başkasının kazancının sizin kaybınız olmak zorunda olmadığına duyulan inançtır.

Çoğumuz pazarlık masasına, evde de işte de, gizli bir varsayımla otururuz: Pasta sabittir, sizin aldığınız her dilim benim kaybımdır. Covey buna kıtlık zihniyeti der. Bu zihniyetin birbirinin zıddı gibi görünen iki kılıkta ortaya çıktığını da fark eder. Ya kaparsınız (kazan-kaybet) ya da çatışmadan kaçmak için sessizce geri çekilirsiniz (kaybet-kazan). İkisi de zamanla güveni aşındırır, çünkü 'kaybeden' taraf hesap tutar ve faturayı sonra keser. Bolluk zihniyeti saf bir cömertlik değildir. Pastayı büyütecek seçenekleri aramak, iki tarafın da sonradan kontrol edebileceği şartlar yazmak ve masadan kalkma özgürlüğünü korumak demektir. Sonuncusu kritiktir. 'Anlaşma Yok' diyemiyorsanız kazan-kazanı seçmiyor, yalnızca umuyorsunuzdur. Kendi değerini birini yenmeye bağlamayan insanlar için bu çok daha kolaydır.

Gerçek hayattan bir örnek

İzmir Alsancak'ta aynı sokakta iki kafe var. Elif kahvesiyle, Murat tatlılarıyla tanınıyor. Murat, Elif'in fiyatlarının altına inip müşterilerini çekmeyi düşünürken bir akşam oturup konuşuyorlar. Cumartesi sabahları için ortak bir 'kahve ve tatlı' menüsü çıkarıyorlar. Her ortak fiş iki defterde ayrı ayrı sayılıyor ve gelir yarı yarıya bölünüyor. Üç ayda kâr getirmezse herkes kendi yoluna gidecek. Sonuçta ikisinin de cumartesi cirosu artıyor.

Nasıl kullanılır

  1. 1Konuşmadan önce varsayımınızı adlandırın. Kendinize 'Bunu sabit bir pasta gibi mi görüyorum?' diye sorun. Ya kapmayı ya da sessizce boyun eğmeyi planladığınızı fark ediyorsanız kıtlık modundasınız. İkisini de erken yakalamak işe yarar.
  2. 2Pastayı büyütün, sonra yazıya geçirin. Size ucuza gelen ama karşı taraf için değerli olan bir seçenek arayın. Üzerinde anlaştığınız şartları iki tarafın da kontrol edebileceği biçimde yazın: rakamlar, tarihler, kimin neyi yapacağı.
  3. 3'Anlaşma Yok' seçeneğinizi önceden belirleyin. Adil bir uzlaşma çıkmazsa ne yapacağınızı bilin ve bunu sakin bir dille söyleyin. Masadan kalkabilme özgürlüğü, kazan-kazanı bir dilek olmaktan çıkarıp dürüst tutar.