BookYol

Kavram

Sıradan Olma Cesareti (Courage to Be Normal)

Sıradan olma cesareti, olağanüstü iyi ya da olağanüstü kötü olmaya çalışmadan sıradan biri olmayı kabul etmek ve bunu başarısızlık saymamaktır.

Alfred Adler'e göre çoğumuz içten içe özel olmak zorunda olduğumuza inanırız. Sınıfın en iyisi olamayan bir çocuk bazen en yaramazı olmayı seçer, çünkü iki yol da ilgi getirir. Kishimi ve Koga buna "kolay üstünlük arayışı" der. Sıradan olma cesareti, bu yarıştan çekilmektir. Sıradan, vasat demek değildir. Alkış beklemeden katkı sunabileceğiniz sağlam zemindir. Kavram, şimdi ve burada dans etme fikriyle de bağlantılıdır. Hayatı, sonunda "biri" olacağınız uzak bir zirveye tırmanış gibi görürseniz her sıradan gün geçici gelir ve zirve sürekli uzaklaşır. Sıradanlığı kabul ettiğinizde her an kendi içinde tamamlanır. Bu, hırsı bırakmak anlamına gelmez. Çok çalışmaya devam edebilirsiniz. Yalnızca emeğinizin olağanüstü olduğunuzu kanıtlaması gerekmez.

Gerçek hayattan bir örnek

Kadıköy'de çalışan muhasebeci Elif, yıllardır bir yemek blogu açmayı erteliyordu. Aklındaki soru hep aynıydı: "Binlerce takipçiye ulaşmayacaksa ne anlamı var?" Bir gün sıradan versiyonu denedi: haftada bir tarif, filtresiz fotoğraf, hiçbir hedef yok. Üç ay sonra blogu yalnızca yirmi kişi okuyor. Ama Elif artık pazar sabahlarını sabırsızlıkla bekliyor. Yazmak, bir sonuca giden yol olmaktan çıktı ve kendi başına keyif veren bir şeye dönüştü.

Nasıl kullanılır

  1. 1"Ya parlak ya hiç" ikilemine düştüğünüzü fark ettiğinizde durun ve şunu sorun: Bunun sıradan versiyonu ne olurdu?
  2. 2O sıradan versiyonu ideal koşulları beklemeden bugün, tüm dikkatinizle yapın.
  3. 3Günü ne kadar öne çıktığınıza göre değil, neye katkı sunduğunuza göre değerlendirin.