BookYol

Kavram

Geçici Varoluş (Provisional Existence)

Geçici varoluş, Viktor Frankl'ın, ne zaman biteceği bilinmeyen bir zorluğun sonunu beklerken hayatın askıya alınmasını ve şimdinin gerçek hayat yerine bir bekleme salonu gibi yaşanmasını anlatan kavramıdır.

Frankl bunu toplama kamplarında gözlemledi. Mahkûmlar çilelerinin ne zaman biteceğini, hatta bitip bitmeyeceğini bilmiyordu. Sonu belirsiz bir bekleyişte hayat askıya alınıyor, bugün bir bekleme salonuna dönüşüyordu. Gelecek karardığında pek çok kişi bugünü de bırakıyor, kendisiyle ilgilenmeyi kesiyordu. Tuzak sinsidir. "Noel'e kadar çıkarız" gibi dışarıdaki bir tarihe bağlanan umut bir süre taşır, o tarih geçince çöker. İnsanları ayakta tutan başka bir şeydi: günlük çabanın hizmet ettiği somut bir hedef. Bu, bitirilecek bir el yazması ya da kendisini bekleyen biri olabilirdi. Bu hâle düşmek için kamp gerekmez. Uzayan bir iş arayışı, sonucu beklenen bir tahlil, vize belirsizliği ya da "Asıl hayat sınavdan sonra başlayacak" düşüncesi aylarınızı beklemeye çevirebilir. Çözüm zorlama bir iyimserlik değildir. Çözüm, bugününüzü kurmakta olduğunuz bir geleceğe yeniden bağlamaktır.

Gerçek hayattan bir örnek

Selin'in Kadıköy'deki binası kentsel dönüşüme girdi. Teslim için "iki yıl" dendi, sonra tarih iki kez ertelendi. Selin geçici kiraladığı dairede kolileri hiç açmadan yaşıyordu, çünkü nasılsa taşınacaklardı. Bir yıl sonra ne arkadaş çağırdığını ne yemek yaptığını fark etti. Değişim, tarihe değil kendine bağlı bir hedef koyunca geldi: seramik atölyesini bitirip yeni evin tabaklarını kendisi yapmak. Kolileri açtı, haftada üç akşam çamurun başına oturdu. Bekleyiş sürdü ama günleri dolmaya başladı.

Nasıl kullanılır

  1. 1Bekleme cümlelerinizi yakalayın. "Bu bitince…" dediğiniz yerleri ve bu yüzden ertelediğiniz şeyleri bir kâğıda yazın.
  2. 2Dış bir tarihe bağlı olmayan somut bir hedef seçin. Bu bir beceri, bir proje ya da sizi bekleyen biri olabilir.
  3. 3Bu hedefe her gün küçük bir pay ayırın. Bugün atacağınız tek bir adım, şimdiyi geleceğin önündeki bir mola olmaktan çıkarır ve onun parçası yapar.