BookYol

Kavram

Suçlama değil katkı

Suçlama “Buna kim sebep oldu?” diye sorar ve geriye bakar; katkı ise “Ben de dahil, her birimiz bu duruma nasıl katkıda bulunduk ve şimdi ne yapacağız?” diye sorar. Bu bakış değişikliği savunmayı tetikleyen şeyi ortadan kaldırır; çünkü suçlanmak yargılanmak demektir, katkıda bulunmak ise yalnızca işin içinde olmak.

Stone, Patton ve Heen, iş yerindeki sorunların neredeyse hepsinde iki tarafın da payı olduğunu ve kendi payını ilk söyleyen kişinin karşısındakinin payını da konuşulabilir kıldığını gözlemler. Bu, suçu üstlenmek değil; sonucu doğuran sistemi tarif etmektir. Niyeti etkiden ayırmakla birlikte işler. Siz kendi niyetinizi bilirsiniz ama karşınızdakinin davranışlarının yalnızca sizdeki etkisini görürsünüz; onun için de durum aynıdır. Dolayısıyla “Beni küçük düşürmek istediniz” cümlesi, bir etkiden yola çıkarak niyet hakkında yapılmış bir tahmindir. Sizdeki etkiyi söyleyin, niyetini sorun ve onun payını sormadan önce kendi payınızı anlatın. Böylece konuşmanın gidebileceği bir yer olur; suçlamanın ise hiçbir zaman olmaz.

Gerçek hayattan bir örnek

Bir muhasebe ekibinin yöneticisi, ekipteki bir arkadaşının ikinci kez hatalı çıkan ay sonu rakamlarını konuşmak üzere. Önce kendi payını söylüyor: Arkadaşının dayandığı tablo bağlantısını o da hiç kontrol etmemişti ve ay sonu kapanışını, bankanın veri aktarım düzeninin değiştiği günün ertesine planlamıştı. Arkadaşının payı da tek cümlede geliyor ve çözüm ortak bir çözüme dönüşüyor.

Nasıl kullanılır

  1. 1Notlarınızda “Kim suçlu?” sorusunu “Her birimiz nasıl katkıda bulunduk?” sorusuyla değiştirin.
  2. 2Önce kendi payınızı söyleyin; dürüstçe ve somut olarak.
  3. 3Sizde bıraktığı etkiyi anlatın ve niyetini tahmin etmek yerine sorun.