Kavram
Kendini kabul
Kendini kabul, Branden'in ikinci sütunudur: kendi deneyiminizle savaşa girmemek; hissettiğiniz, düşündüğünüz, istediğiniz ya da yaptığınız hiçbir şeyi inkâr etmemek. Onaylamak değildir: Korkuyu onaylamadan korktuğunuzu, kendinizi bir hata saymadan hata yaptığınızı kabul edebilirsiniz.
Çoğu insanın işe başlaması gereken sütun budur; çünkü bir duyguyu kabul edemeyen kişi onunla savaşmak zorunda kalır, kendi deneyimiyle savaş hâlindeki birinin de başka hiçbir şeye enerjisi kalmaz. Branden'in pratiği, tartışmadan ve sıfat kullanmadan, düz bir dille söylenen bir cümledir: "Proje sunumlarında kaygılanıyorum", "Toplantıda korktum", "O işi istedim ve başvurmadım." Böyle söylendiğinde deneyim saklanacak bir şey olmaktan çıkar, üzerinde çalışılabilecek bir şeye dönüşür; diğer sütunlar, özellikle de kendini ortaya koymak, mümkün hâle gelir. Goleman'ın duyguları adlandırma önerisi aynı eylemin duygusal taraftaki karşılığıdır. Brown'ın utanç araştırması da bunun neden önemli olduğunu gösterir: Kabul edilemeyen şey dile getirilemez, utanç da dile getirilmeyenle beslenir. Kendini kabul, utanca karşı dayanıklılığın içteki yarısıdır.
Gerçek hayattan bir örnek
İzmir'de bir pazarlama müdürü, kırk iki yaşında hâlâ yönetim kurulu sunumlarından önce gerildiği için aylardır kendine kızıyor. Cümleyi düz bir dille söylemeyi deniyor: "Yönetim kurulu sunumlarından önce geriliyorum." Ne tartışma ne sıfat. Gergin olmaya karşı verdiği o ikinci savaş bitince asıl işe ayıracak enerjisi kalıyor ve bu enerjiyi sunumun ilk iki dakikasını prova etmeye harcıyor.
Nasıl kullanılır
- 1Duyguyu ya da olguyu düz bir dille söyleyin: "Korktum", "Başvurmadım." Tartışma yok, sıfat yok.
- 2Kabulü onaydan ayırın; yaptığınız şey inkâr etmemektir, onaylamak değil.
- 3Kendi deneyiminizle savaş bittiğinde ne kadar enerjinin geri geldiğini fark edin.
