Kavram
Öğrenme duruşu
Öğrenme duruşu, zor bir konuşmaya bir mesaj iletmek için değil, anlamak için girmektir: Karşınızdaki ne gördü, onun hikâyesi ne, sizin bilmediğiniz ne var? Bu duruşun açılışı üçüncü hikâyedir, yani tarafsız bir gözlemcinin anlatacağı biçim; böylece iki taraf da aynı şeye aynı yerden bakar.
Stone, Patton ve Heen bu duruşu mesaj iletme duruşuyla karşılaştırır. Mesaj iletme duruşu karşınızdakini, kendisi hakkında verilmiş bir hükmü dinleyen seyirci yerine koyar ve hüküm doğru olsa bile sonuç vermez; çünkü bilginin yarısı karşınızdakindedir ve onu bir yargıca teslim etmez. Öğrenme duruşu daha yumuşak değil, daha isabetlidir ve konuşmanın ilk cümlesinde belirlenir. “Teslim tarihlerini kaçırıyorsunuz” cümlesi bir savunma başlatır. “Son iki teslimin nasıl geçtiğine dair farklı tablolarımız var; kendi görüşümü anlatmadan önce sizinkini anlamak istiyorum” cümlesi ise bir alışveriş başlatır. Konuşmaya girmeden önce kendinize şunu sorun: Gerçekten bilmediğim ve öğrenmek istediğim bir şey var mı? Yoksa yalnızca mesaj iletiyorsunuz demektir ve konuşma da bu tür konuşmaların gittiği yere gider.
Gerçek hayattan bir örnek
Bir ekip lideri, ekibin önünde genç bir arkadaşının tasarımını küçümseyen kıdemli bir geliştiriciyle birebir görüşmeye hazırlanıyor. İlk taslağı “Bu kabul edilemezdi” cümlesiyle açılıyor. Üçüncü hikâyeden kurduğu açılış ise “Dünkü değerlendirmenin nasıl geçtiğine dair farklı düşünüyoruz” oluyor. Karşılığında iki şey duyuyor: Tasarımın ödeme akışını bozacağına dair doğru bir açıklama ve üslubuyla ilgili, o da doğru olan bir itiraf.
Nasıl kullanılır
- 1Açılışınızı üçüncü hikâyeden, yani tarafsız bir gözlemcinin kuracağı cümleden yazın.
- 2Konuşmaya cevabını bilmediğiniz bir soruyla girin.
- 3Kendi hikâyenizi anlatmadan önce onunkini sorun.
