Kavram
Sınır Koymak (Setting Boundaries)
Sınır koymak, zamanınızı ve dikkatinizi neye verip neye vermeyeceğinize önceden karar vermektir; böylece başkalarının aciliyetleri gününüzü sessizce yeniden yazamaz.
Greg McKeown sınırı bir tür kurgu masası gibi görür. Sınırınız yoksa her talebi o anda tartarsınız. O anda karşı tarafın aciliyeti yüksek sesle konuşur, sizin öncelikleriniz ise soyut kalır. Bu pazarlığı çoğu zaman kaybedersiniz. Sınır, kararı öne çeker: neyin asıl niyetinize hizmet ettiğine bir kez, sakin kafayla karar verirsiniz. Sonrasında "hayır" demeyi kural üstlenir. İyi sınır insanlara karşı örülmüş bir duvar değildir. "Evet"inizin zaten nereye harcandığını netleştirir. Karşınızdakine de iyilik eder, çünkü "19.00'dan sonra telefon açmıyorum" demek, içiniz kan ağlarken verilmiş bir "olur"dan daha dürüsttür. Sorulacak soru "Bu iyi mi?" değildir, çünkü çoğu şey iyidir. Asıl soru "Bu işin özüne hizmet ediyor mu?" sorusudur. İyi seçenekleri elemek, temel olanlara yer açar.
Gerçek hayattan bir örnek
Selin, Maslak'ta bir reklam ajansında müşteri temsilcisi. Müşteriler gece 23.00'te WhatsApp'tan revizyon istiyordu. Selin tek bir kural koydu: 19.00'dan sonra gelen mesajlara ertesi sabah 9.30'da dönüyor. Gerçekten acil durumlar için ajansın nöbet hattını paylaştı. İlk ay bir müşteri itiraz etti, ama gece mesajları yarıya indi. Selin'in sabah ilk iki saati de yeniden kampanya işine kaldı.
Nasıl kullanılır
- 1Haftanızı en sık bölen üç talep türünü yazın ve her biri için kalıcı cevabınızı şimdiden belirleyin.
- 2Her sınırı saat ya da koşul içeren bir kurala dönüştürün ("11.00'dan önce toplantı yok", "perşembe öğleden sonraları kapalı"). Etkilenen kişilere bunu gerekçesiyle bir kez söyleyin.
- 3Bir talep sınırı aştığında baştan pazarlığa girmeyin. Kuralı hatırlatın ve en yakın alternatifi önerin.
