BookYol

Kavram

Cesaret olarak kırılganlık

Brené Brown kırılganlığı belirsizlik, risk ve duygusal açıklık olarak tanımlar. Araştırmasına göre kırılganlık bir zayıflık değil, cesaretin doğduğu yerdir: İstemek, söylemek, sunmak ve kabul etmek bu üçünü de taşır; kırılganlık içermeyen bir cesaret eylemi yoktur.

Brown, Cesur Yanınızı Kucaklayın'da (2012) görüşmelerinin şunu gösterdiğini anlatır: Hayatını bütün yüreğiyle yaşayanlar açıkta kalmaktan kaçınanlar değil, bunu kabullenenlerdir. Geri kalanımız ise buna karşı zırh kuşanır: mükemmeliyetçilik, sinizm, duyguları uyuşturmak, başkası yapmadan önce yapılan şaka. Zırh açıkta kalmayı engellemez; korkuyu yerinde bırakırken bağı ve cesareti engeller. Özgüvenini geliştirmek isteyen biri için bunun pratik anlamı şudur: Önemli her işin kapısında hissedilen o kıpırtı bir uyarı değil, o işin alametidir. Harekete geçmeden önce kendini güvende hissetmeyi beklemek de (Russ Harris'in özgüven boşluğu dediği şey) başka türden bir zırhtır. Yapılacak şey zırhınızı tanımak, sizi hangi durumdan koruduğunu adlandırmak ve o durumda zırhsız hâlinizi bir kez denemektir: belirsizlik ortadayken istemek, söylemek, sunmak ya da kabul etmek.

Gerçek hayattan bir örnek

İstanbul'da bir girişimci yatırımcılara on bir kez sunum yaptı; sunum dosyası o kadar kusursuzdu ki kimse tek bir soru sormadı. On ikinci sunumda mükemmeliyet zırhını bırakıyor ve işe yaramayan tek metriği, bir de sırada ne denemeyi planladığını gösteriyor. Yatırımcılar kırk dakika boyunca onunla tartışıyor. İkinci bir toplantıyla biten ilk sunum bu oluyor.

Nasıl kullanılır

  1. 1Zırhınızın adını koyun: mükemmeliyetçilik, sinizm, önden yapılan şaka, duyguları uyuşturmak.
  2. 2Belirsizlik ortadayken zırhsız hâlinizi bir kez deneyin.
  3. 3Önemli her işin kapısında o kıpırtıyı bekleyin; bu bir uyarı değil, o işin alametidir.