Hedef
Yaratıcılığınızı Nasıl Açarsınız? Kıvılcımı Bitmiş İşe Çeviren 5 Fikir
Yaratıcılık çoğu zaman ani bir ilham patlamasıyla açılmaz. Birkaç alışkanlıkla açılır: sizi etkileyen işleri biriktirmek, küçük merakların peşine hemen düşmek, canınız istemese de her gün aynı saatte masaya oturmak, ilk taslakların çirkin olmasına izin vermek ve mükemmeliyetçilik sizi durdurmadan işi bitirmek. Başlamak için günde on beş ila otuz dakika yeterli.
Aslında ne oluyor
Büyük ihtimalle fikir sıkıntınız yok. Fikirler duşta, yolda, başkasının filmini izlerken gelir. Eksik olan, o kıvılcımdan gerçekten var olan bir şeye uzanan köprü: bitmiş bir şarkı, sonu yazılmış bir öykü, altıncı sayfada takılıp kalmak yerine dolan bir eskiz defteri.
Kadıköy'de yaşayan, üniversitede çizgi roman çizen bir ürün yöneticisini düşünün. Aradan on iki yıl geçmiş. Çantasında 'belki çizerim' diye taşıdığı defteri bahardan beri açmamış. Her pazar çizmeye niyet ediyor, sonra öğleden sonrayı masasını toplayarak ve eğitim videoları izleyerek geçiriyor. Sonunda önce daha iyi kalemler alması gerektiğine karar veriyor. Akşam olunca belli belirsiz bir mahcubiyet geliyor, ardından da 'haftaya mutlaka' sözü.
Bu döngü bir yetenek ya da irade eksikliği değil. Öngörülebilir engellerden oluşuyor: hazırlık kılığına girmiş korku, vaktinden önce gelen yargı, hazır hissetmeyi beklemek. Her birinin bilinen bir çaresi var. Aşağıdaki beş fikir, bu engelleri yakından incelemiş yazar ve yapımcılardan geliyor.
Beş kitaptan beş fikir
- 1
Bilerek çalarak başlayın
Austin Kleon'a göre hiçbir şey yoktan var olmaz. Her sanatçı, yakından incelediği isimlerin bir karışımıdır. Tuzak, tamamen özgün bir fikir gelmeden başlamamaktır. Bunun yerine sizi gerçekten etkileyen işlerden bir dosya tutun. Her biri için tam olarak neyi alacağınızı yazın: bir sayfanın temposunu, bir renk eşleşmesini, bir akor geçişini. Öğrenmek için bir ustayı kopyalamak hile değil, zanaat yüzyıllardır böyle aktarılıyor. Kendi sesiniz, onları kusursuzca kopyalayamadığınız yerlerde ortaya çıkar.
- 2
Tutkuyu değil, merakı takip edin
Elizabeth Gilbert, 'tutkunuzun peşinden gidin' öğüdünün, içinde tek bir yakıcı çağrı hissetmeyenleri felç ettiğini fark etti. Merak daha küçük ve çok daha ulaşılabilir: seramiğe duyulan hafif bir ilgi, babaannenizin köyüyle ilgili bir soru, dilinize takılan bir melodi. O ipliği bir adım çekin ve nereye götürdüğüne bakın. Gilbert fikirleri, iş birliği yapacak birini arayan ziyaretçiler gibi görür. Birini aylarca bekletirseniz başka kapıya gider. Bu yüzden küçük kıvılcımlara hızla karşılık verin, beş dakikalık kaba bir eskizle bile.
- 3
Bahanelere gerçek adıyla seslenin
Yaratmak için oturduğunuz anda ertelemeler, aniden önem kazanan ev işleri ve 'yarın başlarım' diyen ikna edici gerekçeler belirir. Steven Pressfield bunların hepsine tek bir ad verir: Direniş. Bu bir karakter kusuru değil. İş sizin için ne kadar önemliyse o kadar güçlenen, kişisel olmayan bir kuvvet. Yüz ayrı bahane yerine tek bir rakip gördüğünüzde kılığının büyük kısmı düşer. Önerdiği çare yalın: profesyonelleşin. Belirli bir saatte masaya oturun, işi yapın ve önce ilham gelmesini beklemeyi bırakın.
- 4
İlk versiyonun çirkin olmasına izin verin
Pixar'ın kurucularından Ed Catmull, stüdyonun filmlerinin başta kötü olduğunu yazar ve bunu mecazen söylemez. İlk versiyonlar sakar, karmaşık ve yarımdır. Catmull bunlara 'çirkin bebekler' der. Onlara hüküm değil koruma gerekir. Onları yargılayanlar, fikrin ne olabileceğini değil, bugün neyin yanlış olduğunu görür. Yarım kalmış bölümünüz ya da kaba demonuz için de aynısı geçerli. Bir taslak tutmadığında bunun sizin hakkınızda ne söylediğini sormayın, size ne öğrettiğini sorun. Erken aşamadaki başarısızlık bir bilgidir.
- 5
Yargılamadan önce çok sayıda üretin
Müzik yapımcısı Rick Rubin üretimi bir dizi evre olarak anlatır. İlk evre değerlendirme için değil, oyun içindir. Her fikri belirdiği saniyede yargılarsanız çoğu, ne olabileceğini göstermeden ölür. O yüzden işleri ayırın. Bir oturum serbestçe üretmek içindir: birkaç kaba versiyon, silmek yok. Sonraki oturum seçmek içindir. Bitirme daha sonra gelir ve Rubin'in ölçütü işe yarar: değişiklikler işi daha iyi değil, yalnızca farklı yapmaya başladığında iş bitmiştir. O noktada yayımlayın ve bir sonrakine geçin.
Bugün dene — ücretsiz
Bugün 15 dakikalık bir zamanlayıcı kurun ve bilerek kaba bir şey üretin: bir eskiz, bir paragraf ya da 30 saniyelik bir ses kaydı. Düzeltmeyin. Kimden ne çaldığınızı tek satırla not edin. Yarın aynı saatte tekrarlayın.
Sık sorulan sorular
- Yaratıcılık öğrenilebilir mi, yoksa bazı kişiler doğuştan mı yaratıcı?
- Zanaattaki yatkınlık kişiden kişiye değişir. Ama fikirleri bitmiş işe dönüştüren alışkanlıklar öğrenilebilir. Takılıp kalan çoğu kişinin sorunu yetenek değil. Sorun erken yargı, korku ve hazır hissetmeyi beklemek. Bunlar okumayla değil, pratikle aşılıyor.
- Her gün ne kadar zaman ayırmam gerekir?
- Başlamak için günde on beş ila otuz dakika yeterli. Süreden çok düzenlilik önemli. Her gün aynı saatte yapılan kısa bir oturum, haftada bir girişilen uzun bir maratondan daha fazla iş çıkarır, çünkü Direniş'e pazarlık payı bırakmaz.
- Ürettiğim şey kötü olursa ne olacak?
- Kötü olacak, özellikle başta. Pixar'ın filmleri bile ilk hallerinde kötüdür. Erken versiyonların görevi iyi olmak değil, var olmaktır. İyileştirme ancak ortada bir şey olduğunda başlayabilir. Kötü bir taslağı, size bir şey öğreten bir deneme olarak okuyun.
- Bu yol resim tekniği ya da yazım üslubu öğretiyor mu?
- Hayır. Belirli bir zanaatın tekniğini değil, zanaatın etrafındaki alışkanlıkları öğretiyor. Bunlar ham malzeme toplamak, canınız istemediğinde de masaya oturmak, korkuyu ve Direniş'i aşmak, dürüst geri bildirimle baş etmek, ürettiğinizi bitirip paylaşmak. Bu alışkanlıklar resimde, yazıda ve müzikte aynı şekilde işler.
- Bir işin bittiğini nasıl anlarım?
- Rick Rubin'in ölçütü pratik: yaptığınız değişiklikler işi artık daha iyi değil, yalnızca farklı kılıyorsa iş bitmiştir. Mükemmeliyetçilik çoğu zaman bu noktayı görmezden gelmenize yol açar. O anda yayımlayın ve bir sonraki işe geçin. Ustalık tek bir kusursuz parçadan değil, bitmiş birçok parçadan gelir.
- Bu fikirleri adım adım uygulamanın bir yolu var mı?
- BookYol'daki 'Daha yaratıcı olmak' Yolu, bu beş kitaptan derlenen on iki istasyonu sırayla izliyor. Etkilendiğiniz işleri toplamaktan başlıyor, Direniş'i adlandırmaya, güvendiğiniz küçük bir eleştiri çevresi kurmaya ve işi bitirip yayımlamaya kadar gidiyor. Her istasyon kısa bir okuma ve günlük bir uygulama içeriyor. Pratiksiz ilham arıyorsanız pek işinize yaramaz. Üretip paylaşmanın tekrarlanabilir bir yolunu arıyorsanız tam size göre.
