Alıntı
“Bir insanın adı, o insan için her dilde en tatlı ve en önemli sestir.”
Bizim çevirimiz — aslı şöyle: “A person's name is to that person the sweetest and most important sound in any language.”
— Dale Carnegie, How to Win Friends and Influence People (1936) · How to Win Friends and Influence People →
Neden söylendi
Dale Carnegie bunu How to Win Friends and Influence People'ın İkinci Bölüm'ünde, insanlara kendinizi sevdirmenin yolları üzerine olan kısımda bir ilke olarak ortaya koyar. İlkeyi, adları hatırlama ve kullanma zahmetine girerek insanların bağlılığını ve iyi niyetini kazanan kişilerin hikâyeleriyle örnekler.
Aslında ne anlama geliyor
Ad, tamamen dinleyene ait olan tek kelimedir. Onu kullanmak, karşınızdakini bir rol, bir müşteri ya da odadaki bir yüz olarak değil, belirli bir kişi olarak fark ettiğinizi gösterir. Unutmak ya da yanlış söylemek ise sohbetin geri kalanı ne kadar sıcak olursa olsun tam tersini gösterir. Carnegie'nin vurgusu, adların bir numara olduğu değil, bir adı hatırlamanın küçük ve bilinçli bir çaba gerektirdiğidir; insanlar da bu çabayı gösterip göstermediğinizi anlar. İşe yaramasının nedeni budur: adın kendisi, onu hatırlama çabasının ne kadar dikkat ettiğinize dair söylediklerinden daha az önemlidir.
Nasıl kullanılır
- 1Biriyle tanıştırıldığınızda, adını cevabınızda bir kez ve ayrılmadan önce bir kez daha tekrarlayın.
- 2Antalya'da bir otelin resepsiyon şefi olan Ayşe, her akşam ertesi günün giriş listesini gözden geçirir ve misafirleri kapıda adlarıyla karşılar.
- 3Bir adı unuttuysanız, aylarca kaçınmak yerine erkenden yeniden sorun.
