Kavram
Kendini ortaya koyma
Kendini ortaya koyma, Branden'in dördüncü sütunudur: isteklerinize, ihtiyaçlarınıza ve değerlerinize saygı göstermek ve onları dile getirmenin uygun yollarını aramak. Bu ne saldırganlıktır ne de dışa dönüklerin yüksek sesi.
Toplantıda düşündüğünü söylememek, zam istememek, her isteğin başında özür dilemek: Bunların her biri bir alışkanlıktır. Branden'in vurguladığı nokta, bu alışkanlığın bedelinin zamanla katlanarak büyümesidir: Her sessizlik, kişinin kendi hakkında kaydettiği küçük bir hükümdür. Onun kastettiği anlamda kendini ortaya koymak sessiz ve somuttur: değerlendirme toplantısında söylenen bir cümle, başına özür eklenmeden yapılan bir istek, bir paragraf gerekçe sıralamadan söylenen bir "hayır". Özgüvenin en düşük olduğu yerde en sık eksik olan sütun budur ve aynı zamanda diğerlerine en çok bağlı olandır: Var olduğunu kabul etmediğiniz bir isteği dile getiremezsiniz. Susan Cain'in hazırlık önerisi, içe dönükler için bu sütuna giden yoldur; özür dilemeden söylenen zarif bir "hayır" da onun biçimlerinden biridir.
Gerçek hayattan bir örnek
Mersin'de bir lojistik koordinatörü her isteğine "Rahatsız ediyorum, kusura bakmayın ama…" diye başlıyor. Bir hafta boyunca bu özrü bırakıyor. Depo müdüründen yükleme planını bir gün erken istiyor, ekip liderine de tedarikçi görüşmesini kendisinin yürütmek istediğini söylüyor. İkisi de hiçbir yorum yapmadan kabul ediyor ve o, isteklerini makul değilmiş gibi gösteren tek şeyin o özür olduğunu fark ediyor.
Nasıl kullanılır
- 1Günde bir şey isteyin ve başındaki özrü silin.
- 2Her toplantıda, erkenden, önceden hazırladığınız bir cümle söyleyin.
- 3"Hayır" derken uzun açıklamalara girmeyin; tek bir gerekçe yeter.
