BookYol

Kavram

Katkı Duygusu (Sense of Contribution)

Katkı duygusu, birine faydalı olduğunuzu içten hissetmenizdir ve Adler psikolojisine göre kalıcı değer duygusu, kimsenin teşekkürüne ya da onayına ihtiyaç duymadan buradan doğar.

Kishimi ve Koga, Alfred Adler'den yola çıkar ve bütün bu iç çalışmanın varış noktasına topluluk duygusu adını verir. Topluluk duygusu, insanların arasında yeriniz olduğunu ve onların karşısında değil yanında durduğunuzu hissetmektir. Bu duygu birbirini taşıyan üç parçaya dayanır: kendinizi kabul etmek, başkalarına güvenmek ve başkalarına katkıda bulunmak. Değer duygusunu besleyen parça üçüncüsüdür. İşin kritik noktası, katkının öznel olmasıdır. Kanıta, tanığa ya da teşekküre ihtiyacınız yok. "Burada işe yaradım" diyebilmeniz yeter. Bunu doğrulatmak için alkış beklemeye başladığınız an yeniden onay peşine düşersiniz ve değeriniz yine başkalarının eline geçer. Katkı bir fedakârlık gösterisi de değildir. Kendinizi kabul etmeden gönül rahatlığıyla veremezsiniz. Başkalarını rakip gördüğünüz sürece de vermek istemezsiniz.

Gerçek hayattan bir örnek

Kadıköy'de bir eczanede çalışan Mert, yaşlı bir müşterinin ilaç saatlerini kâğıda tek tek yazıp verir. Kadın teşekkür etmeden, telefonda konuşarak çıkıp gider. Mert önce bozulur. Sonra o kâğıt sayesinde kadının bu akşam ilacını doğru saatte alacağını fark eder. Eve dönerken içi rahattır. Kimse görmedi, kimse alkışlamadı, ama işe yaradığını biliyor. Değer duygusu da tam oradan geliyor.

Nasıl kullanılır

  1. 1Her gün sonunda birine faydalı olduğunuz bir anı yazın: düzelttiğiniz bir hata, sabırla verdiğiniz bir cevap, pişirdiğiniz bir yemek. Büyüklüğünü tartmayın.
  2. 2Yardım etmeden önce niyetinizi yoklayın. Bunu yalnızca seyirci varken yapacaksanız onay satın alıyorsunuz demektir. Bu hafta kimsenin görmeyeceği küçük bir iyilik yapın.
  3. 3Teşekkür gelmediğinde içinizden "Yine de işe yaradı" deyin. Ardından değer duygunuzun o teşekküre gerçekten ihtiyaç duyup duymadığını gözlemleyin.