Alıntı
“İnsanlar, önce anlaşıldıklarını hissetmeden neredeyse hiç değişmez.”
Bizim çevirimiz — aslı şöyle: “People almost never change without first feeling understood.”
— Douglas Stone, Bruce Patton & Sheila Heen, Difficult Conversations (1999) · Difficult Conversations →
Neden söylendi
Bu, Difficult Conversations'ın dinleme bölümünün temel iddialarından biridir. Stone, Patton ve Heen dinlemenin kendi görüşünüzü söylemeden önce yerine getirdiğiniz bir nezaket olmadığını, karşı tarafın görüşünüzü duyabilmesini mümkün kılan şey olduğunu savunur.
Aslında ne anlama geliyor
Birinin fikrini genellikle kendi görüşümüzü daha iyi anlatarak değiştirmeye çalışırız: daha açık, daha kararlı, bir kez daha. Bu cümle sıranın ters olduğunu söyler. Bir kişi duyulmadığını hissettiği sürece enerjisi kendini tekrarlamaya ve konumunu korumaya gider; sizinkini düşünmeye yer kalmaz. Anlaşıldığını hissetmek, onaylanmakla aynı şey değildir; birinin görüşünü doğru biçimde yansıtıp yine de ona katılmayabilirsiniz. Ama insanlar kendi görüşlerinin adil biçimde geri söylendiğini duyduğunda genellikle gevşer ve iki taraf için de hareket mümkün hâle gelir. Anlamak, konuşmanın sonundaki ödül değildir. Giriş ücretidir.
Nasıl kullanılır
- 1Kendi görüşünüzü savunmadan önce karşınızdaki kişinin görüşünü, o 'evet, tam olarak bu' diyene kadar yeniden ifade edin. Ancak ondan sonra kendi noktanıza geçin.
- 2Zeynep'in Ankara'daki ergen oğlu ders çalışmayı reddettiğinde Zeynep ilk on dakikayı hiçbir şeyi düzeltmeden okulun ona nasıl hissettirdiğini sormaya ayırır. Ödev konuşması bundan sonra çok daha iyi geçer.
- 3İki cümleyi birbirinden ayırın: 'Bunu neden böyle gördüğünüzü anlıyorum' ile 'Haklısınız' aynı şey değildir ve ilkini dürüstçe söyleyebilirsiniz.
