Kavram
Sıradanlığı Kabullenmek
Sıradanlığı kabullenmek, ne olağanüstü yetenekli ne de olağanüstü haksızlığa uğramış özel bir vaka olduğunuzu kabul ederek, gerçek gelişimin gerektirdiği sıkıcı ve gösterişsiz işten kendinizi muaf tutmayı bırakmaktır.
Mark Manson'a göre hak iddia etme duygusu yalnızca kibir gibi görünmez, iki yüzü vardır. Biri "Ben bunun üstündeyim, kurallar başkaları için" der. Öteki "Kimse benim kadar acı çekmedi, normal beklentiler bana uymaz" der. Biri şişirilmiş, diğeri ezilmiş hissettirir. Ama ikisi de aynı yakıtla çalışır: özel bir vaka olduğunuz inancıyla. İkisi de sizi merkeze koyar ve herkesin yapmak zorunda olduğu sıkıcı işten sizi muaf tutar. Ekranda herkesin en parlak anlarını izlerken ortalama olmak başarısızlık gibi gelir. Oysa sıradanlığı kabullenmek teslimiyet değil, rahatlamadır. Sorunlarınız benzersiz değildir, başkaları benzerlerini çözmüştür ve yol aynı sade pratikten geçer. Çoğu alanda ortalama olmanız istatistiksel bir gerçektir. Bunu kabul ettiğinizde dikkatiniz gerçekten önemsediğiniz birkaç şeye kalır.
Gerçek hayattan bir örnek
Burak, Maslak'taki iki şirketin teknik mülakatından üst üste eleniyor. İlk tepkisi şu oluyor: "Bu şirketler gerçek yeteneği anlamıyor." Bir hafta sonra tersine dönüyor: "Benim kadar şanssız biri yok, okulum yüzünden baştan elendim." İki cümle de onu, işe giren herkesin yaptığı şeyden uzak tutuyor: haftada beş algoritma sorusu çözmek ve bir arkadaşla deneme mülakatı yapmak. Eksikleri olan sıradan bir aday olduğunu kabul ettiği gün planı da netleşiyor.
Nasıl kullanılır
- 1"Özel vaka" cümlesini yakalayın. "Bu bana uymaz" ya da "Kimse benim kadar zorlanmadı" diye düşündüğünüzde cümleyi yazın ve hangi yüzü olduğunu not edin: şişirilmiş mi, ezilmiş mi?
- 2"Benim yerimdeki sıradan biri ne yapmak zorunda olurdu?" diye sorun ve o sıkıcı ilk adımı bugün atın.
- 3Aynı sorunu yaşamış ve çözmüş tek bir kişinin hikâyesini bulun. O hikâye sizin haritanızdır.
