BookYol

Kavram

Duygusal Bulaşma (Emotional Contagion)

Duygusal bulaşma, insanların birbirinin yüz ifadesini, duruşunu ve ses ritmini farkında olmadan taklit edip taklit ettikleri duyguyu kendileri de hissetmeye başlamasıyla ruh hâlinin kişiden kişiye kendiliğinden geçmesidir.

Ruh hâli tek bir kişinin içinde kalmaz. Daniel Goleman «Duygusal Zekâ»da bunu sosyal hayatın sessiz güçlerinden biri sayar. Neredeyse her etkileşimde duygusal sinyaller gönderirsiniz, karşınızdakilerin sinyallerini de alırsınız. Bunların çoğu siz fark etmeden olur. Goleman, John Cacioppo'nun araştırmalarına dayanarak mekanizmayı anlatır. Karşınızdaki kişinin yüzünü, duruşunu ve konuşma ritmini otomatik olarak taklit edersiniz. Bu hareketler çoğu zaman göremeyeceğiniz kadar küçük ve hızlıdır. Bir ifadeyi taklit etmek de ona eşlik eden duyguyu içinize sızdırır. Bunun iki yüzü var. Bir toplantıya sakin girip gergin çıkabilirsiniz, üstelik başınıza doğrudan hiçbir şey gelmeden. Sizin tonunuz da hiçbir zaman yalnızca size ait kalmaz. Bir ortamdaki en ifadeli ya da en etkili kişi, genellikle diğerlerinin kapacağı havayı belirler.

Gerçek hayattan bir örnek

Kadıköy'de bir eczanede çalışan Burak güne keyifli başlıyor. Öğleye doğru gelen bir müşteri, reçetesindeki ilaç olmadığı için sesini yükseltiyor ve aceleyle konuşuyor. Müşteri çıktıktan sonra Burak, sıradaki yaşlı teyzeye bile kısa ve sert cevaplar verdiğini fark ediyor. Kendisine kötü bir şey olmamış, yalnızca gerginliği kapmış. Bir dakika durup nefesini yavaşlatıyor. Sonraki müşteriyi gülümseyerek ve sakin bir tempoyla karşılıyor. Tezgâhın önündeki hava da yumuşuyor.

Nasıl kullanılır

  1. 1Yüklü bir konuşmadan sonra kendinize sorun: «Bu duyguyu konuşma başlamadan önce de hissediyor muydum?» Hissetmiyorsanız büyük olasılıkla kaptınız. Duygunun adını koymak etkisini azaltır.
  2. 2Ortamı siz yönetiyorsanız bu adım daha da önemli. Konuşmadan önce yaymak istediğiniz tonu seçin, ardından temponuzu, sesinizi ve yüz ifadenizi buna göre ayarlayın.
  3. 3Biri öfkeli ya da telaşlıysa onun hızını taklit etmeyin. Nefesinizi ve konuşmanızı bilinçli olarak yavaşlatın, çünkü sakinlik de bulaşıcıdır.