BookYol

İnsanın Anlam Arayışı

Viktor E. Frankl

Man's Search for Meaning

İnsanın Anlam Arayışı, Viktor Frankl'ın Nazi kamplarında geçirdiği yaklaşık üç yılın ve orada gördüklerinden yola çıkarak kurduğu psikolojinin anlatısıdır. Kitabın iddiaları şunlardır: bir insandan her şey alınabilir, son özgürlüğü dışında, yani her koşulda kendi tutumunu seçmek; mutluluk peşine düşülerek bulunmaz, anlamdan kendiliğinden doğar; anlam da üç yerde bulunur (bir eylemde, sevilen bir insanda ve kaçınılmaz acı karşısında takınılan tutumda).

Frankl kamplarda, her türlü seçimi elinden alınmış insanların içinde bulundukları durumu yine de birbirinden farklı biçimlerde karşıladığını gördü. Bundan insanın son özgürlüğü fikrini çıkardı ve onu dokuz günde, o günden beri baskısı hiç tükenmemiş kısa bir kitaba döktü.

Kitabın özü

Kitabın ilk yarısı bir tanıklıktır: Viyanalı bir psikiyatrist olan Frankl'ın Auschwitz'de ve diğer kamplarda mahkûm ve doktor olarak gözlemledikleri. Frankl bunları kurtuluşunun ardından geçen aylarda dokuz günde yazdı. Her türlü seçimi ortadan kaldırmak için kurulmuş koşullarda bile mahkûmlar bu koşulları farklı biçimlerde karşılıyordu ve aradaki fark güç ya da şans değildi; bazıları son ekmeğini başkasına veriyordu. Frankl buradan insan özgürlüklerinin sonuncusunu çıkardı: hangi koşullarda olursa olsun kendi tutumunu seçmek. İkinci yarı, adını "anlam" demek olan logos'tan alan logoterapiyi anlatır: insanı harekete geçiren temel itki haz ya da güç değil, anlam istencidir; modern mutsuzluğun büyük kısmı varoluşsal bir boşluktur; çare de içeriye dönüp bir his aramak değil, dışarıya bakıp bir görev bulmaktır. Anlam üç yerde bulunur: bir işte ya da eylemde, başka bir insana duyulan sevgide ve değiştirilemeyen acı karşısında takınılan tutumda. Frankl'a göre mutluluk kovalanarak elde edilmez; insanın kendi ötesine yönelmiş bir hayattan kendiliğinden doğar. Bu duruşa sonraki yıllarda verdiği ad trajik iyimserliktir: acıya, suçluluğa ve ölüme rağmen hayata "evet" demek. Alışılmış soruyu tersine çevirdiği cümle ise kitabın en çok alıntılanan satırıdır: önemli olan hayattan ne beklediğimiz değil, hayatın bizden ne beklediğidir.

Kitap 1946'da Almanca, 1959'da İngilizce From Death-Camp to Existentialism adıyla, 1962'den itibaren de bugünkü adıyla yayımlandı. Elliden fazla dile çevrildi ve yirminci yüzyılın en etkili kitapları arasında sıkça anılır.

Kime göre

  • Değiştirilemeyen bir yük taşıyan ve onu nasıl taşıyacağını arayan herkes
  • Davranış psikolojisi okuyup zihnin ne kadar otomatik çalıştığını öğrenmiş ve resmin öteki yarısını arayanlar
  • Pazar akşamlarının boşluk hissinde yanıtın bir his değil, bir görev olduğundan şüphelenenler

Kime göre değil

  • — Teknik arayan okurlar; kitap bir yöntem değil, bir tanıklık ve bir duruştur
  • — İlk yarıyı okumaya hazır olmayanlar; anlattıkları çok ağırdır

Ana dersler

01

Son özgürlük

Bir insanın elinden tek bir şey dışında her şey alınabilir: içinde bulunduğu koşullar karşısında takınacağı tutumu seçmek. Ne olursa olsun, olana karşı alınan tutum bir seçim olarak kalır. Pratik, bu seçimi bir akşam yemeği masasında ya da trafikte bulmaktır; oralarda kaybedilecek şey daha azdır ama refleks aynı hızla gelir.

Bursa'da bir baba, oğlunun sessizliğiyle kendi sert sorusu arasındaki anı fark ediyor, içindeki kırgınlığa ad koyuyor ve onun yerine oğluna gününün nasıl geçtiğini soruyor. İki akşam sonra oğlu anlatmaya başlıyor.

02

Mutluluk kovalanmaz, kendiliğinden gelir

Doğrudan hedeflendiğinde mutluluk, gece üçte zorla uyumaya çalışırken kaçan uyku gibi uzaklaşır. Bir işe, bir insana ya da değiştirilemeyen bir durum karşısında alınan bir tutuma yönelmiş bir hayatın yan ürünü olarak gelir. Haidt'in katılım, ilişkiler ve anlam üzerine derlediği araştırmalar da aynı yönü gösterir.

Annesinin ölümünden sonra hiçbir şeyin artık önemi olmadığına inanan Gaziantepli bir öğretmen, okumada geride kalan çocuklar için bir okuma odası açıyor. O inanç, bir ay bile dayanamıyor.

03

Anlamın bulunduğu üç yer

Dünyaya verdiğiniz şeyde, yani bir eylemde ya da bir eserde; dünyadan aldığınız şeyde, yani her şeyden önce olduğu gibi görülen başka bir insana duyulan sevgide; ve kaçınılmaz acı karşısında takındığınız tutumda. Bir insanın dayanılmaz olanı taşıma biçimi, onun başarısı olabilir. Asıl soru, hayatın sizden ne istediğidir.

Aynı öğretmen üç satır yazıyor: başka kimsenin üstlenmeyeceği okuma programı, annesinin ölümünden sonra yemek yapmayı bırakan babası ve annesinin insanları fark etme biçimini, yokluğuna yenik düşmek yerine sürdürmek.

Bugün dene

Üç satır yazın: bu yıl size düşen iş ya da eylem, sevip göreceğiniz insan ve taşıdığınız değiştirilemez yük ile onun karşısında seçtiğiniz tutum.

Hızlı kontrol

Frankl'ın son özgürlük dediği şey nedir?

Logoterapi anlamı nerede bulur?

Seçme alıntılar

“Bir insandan her şey alınabilir, tek bir şey dışında: insan özgürlüklerinin sonuncusu, yani hangi koşullarda olursa olsun kendi tutumunu, kendi yolunu seçmek.”
Viktor E. Frankl · Kamp anlatısından; bütün kitabın etrafında kurulduğu gözlem.
“Hayattan ne beklediğimizin gerçekte bir önemi yoktu; önemli olan, hayatın bizden ne beklediğiydi.”
Viktor E. Frankl · Kamp anlatısından; Frankl'ın umudunu yitirmiş mahkûm arkadaşlarına yardım etmeye çalıştığı yer. Bu tersine çevirme sonradan logoterapinin merkezine yerleşti.
BookYol MektubuHaftada iki mektup

Son sayfadan sonra

İnsanın Anlam Arayışı kitabının en iyi kısmı, onunla ne yaptığınızdır.

Her salı, rafınıza değer bir kitaptan tek fikir, beş dakikada. Her cuma, o fikrin sizin haftanızda işe yarayıp yaramadığını görmek için küçük bir deney.

Salı

Büyük Fikir

Bir varsayımı sarsan tek fikir; doğru dürüst anlatılmış ve kaynağıyla birlikte.

Cuma

Küçük Deney

Pazartesiden önce deneyebileceğiniz küçük bir adım; fikir böylece bir alışkanlığa dönüşür.

Her mektupta

  1. 01Fikir
  2. 02Neden işe yaradığı
  3. 03Nereden geldiği
  4. 04Denenecek tek şey

Spam yok, adresiniz satılmaz. Yalnızca mektuplar.