BookYol

Kavram

Gözlem, duygu, ihtiyaç, rica

Marshall Rosenberg'in zor bir şeyi duyulabilir biçimde söylemek için önerdiği dört adım: Gözlemlediğinizi değerlendirme katmadan söyleyin, ne hissettiğinizi söyleyin, duygunun ardındaki ve herkesin paylaştığı ihtiyacı adlandırın ve karşınızdakinin reddetmekte özgür olduğu belirli bir ricada bulunun.

Her adım, karşınızdakinin savunmaya geçmesi için bir gerekçeyi ortadan kaldırır. “Son üç teslimat çarşamba geldi” gibi bir gözlem, bir kameranın da kaydedeceği bir şeydir ve itiraz götürmez; “Hiçbir zaman zamanında teslim etmiyorsunuz” ise bir değerlendirmedir ve saldırı gibi duyulur. Duygu, onu söyleyen kişiye aittir. İhtiyaç (güvenilirlik, netlik, dinlenme ya da saygı gibi) herkesin sahip olduğu bir şeydir; karşınızdakine reddedeceği değil, karşılayabileceği bir şey sunar. Gerçekten rica olan bir rica da onu özgür bırakır. Bu sıralama kâğıt üzerinde yapay görünür ama gerçek bir konuşmada işe yarar. Ters yönde de, yani empati olarak da işler: Herkesin şikâyetinin ardında bir gözlem, bir duygu, bir ihtiyaç ve bir rica vardır. İhtiyacı duymak, çoğu tartışmayı kelimelere cevap vermekten daha çabuk bitirir.

Gerçek hayattan bir örnek

Toplantıları sürekli öğle arasına koyan bir iş arkadaşına: “Bu haftaki toplantılardan üçü 12.30'a konmuş. Öğleden sonra kendimi tükenmiş hissediyorum, çünkü gün ortasında gerçek bir molaya ihtiyacım var. Mümkün olduğunda toplantıları 13.30'dan sonraya koyabilir misiniz?” İş arkadaşı kabul ediyor ve ortak takvimin öğle saatini boş gösterdiğini anlatıyor.

Nasıl kullanılır

  1. 1Gözlemi değerlendirmeden arındırın: bir saat, bir sayı, birinin kendi sözü.
  2. 2İhtiyacı herkesin paylaştığı tek bir kelimeyle söyleyin.
  3. 3Karşınızdakinin hiçbir yaptırımla karşılaşmadan reddedebileceği bir ricada bulunun.