Rehber · En iyi kitaplar · 4 dk okuma
Duygusal Zekânızı Geliştirmek İçin En İyi 5 Kitap
Başlangıç için önerilen sıra şöyle: Goleman'ın Duygusal Zekâ'sı kavramın temelini verir. Haidt'ın Mutluluk Hipotezi aklınızla duygularınız arasındaki çekişmeyi açıklar. Brackett'in Permission to Feel'i duyguları adlandırmayı öğretir. Duygusal Zekâ 2.0 bunu günlük alıştırmalara çevirir. Rosenberg'in Şiddetsiz İletişim'i ise öğrendiklerinizi başkalarıyla konuşmalarınıza taşır.
1.Duygusal Zekâ — Daniel Goleman: Kavramın kaynağı
1995'te yayımlanan bu kitap, duygusal zekâ fikrini akademik dergilerden çıkarıp geniş okura taşıdı. Goleman, Salovey ve Mayer'in çalışmalarını sinirbilimle birleştirir ve duyguların düşünceden önce harekete geçebildiğini anlatır. Ünlü 'amigdala ele geçirmesi' kavramı, öfkeyle söylediğiniz ve sonra pişman olduğunuz cümlenin nasıl ortaya çıktığını açıklar. Kitabın beş parçalı çerçevesi bu yoldaki diğer kitapların ortak zeminidir: öz farkındalık, öz yönetim, motivasyon, empati ve ilişki becerileri.
Dürüst olmak gerekirse kitap yer yer abartılı. 'Duygusal zekâ IQ'dan daha önemli olabilir' iddiası sonraki araştırmalarda bu kadar güçlü bir destek bulmadı. Beyin anlatımı da bugünkü sinirbilime göre fazla basit. Yine de ilk kitap olarak değeri yerinde, çünkü neyi neden geliştirmeye çalıştığınızı görmenizi sağlar. Uzun bölümleri hızlı geçebilir, amigdala ve dürtü kontrolü bölümlerine daha çok zaman ayırabilirsiniz.
2.Mutluluk Hipotezi — Jonathan Haidt: Fil ile binicisi
Haidt'ın kitabı dar anlamda bir duygusal zekâ kitabı değil. Buda'dan Seneca'ya uzanan on eski fikri modern psikolojiyle sınar. Yine de bu yola katkısı büyük. İlk bölümdeki fil ve binici benzetmesi, bilinçli aklınızın (binici) duygusal ve otomatik tarafınızı (fil) ancak sınırlı ölçüde yönlendirebildiğini gösterir. Kendinizi 'neden bildiğim hâlde yapamıyorum' diye sorgularken bulduğunuzda bu resim işe yarar: kendinizi suçlamak yerine fili eğitmeye odaklanmanızı sağlar.
Kitabın sonraki bölümleri mutluluk, erdem ve anlam üzerinedir. Dayandığı bazı pozitif psikoloji bulguları yıllar içinde tartışmaya açıldı, bu yüzden o bölümleri temkinli okumak gerekir. Duygusal zekâ açısından en verimli kısım ilk dört bölümdür. Burada bölünmüş benlik, düşüncelerin duyguları nasıl renklendirdiği ve Goleman'ın anlattığı tepkilerin daha geniş bir zihin modeline nasıl oturduğu ele alınır.
3.Permission to Feel — Marc Brackett: Duyguları adlandırmak
Yale Duygusal Zekâ Merkezi'nin kurucusu Brackett, bu kitapta okullarda uygulanan RULER yaklaşımını yetişkinler için anlatır. Yaklaşımın beş adımı şunlardır: duyguyu fark etmek, anlamak, adlandırmak, ifade etmek ve düzenlemek. Kitabın en kullanışlı aracı ruh hâli ölçeğidir (mood meter). Bu ölçek duyguları enerji ve hoşluk eksenlerine göre dört renkli bölgeye yerleştirir. 'Kötüyüm' yerine 'endişeliyim' ya da 'hayal kırıklığına uğradım' diyebilmek, yani duygusal ayrıntı, ne yapacağınızı seçmeyi kolaylaştırır.
Brackett'in önerdiği tavır 'duygu yargıcı' değil 'duygu bilimcisi' olmaktır: duyguyu bastırmak ya da haklı çıkarmak yerine onu merakla incelemek. Kitap yer yer kişisel hikâyelere ve okul örneklerine fazla yaslanıyor. Çocuk eğitimiyle ilgilenmeyen okura bazı bölümler uzun gelebilir. Ama günde birkaç kez ruh hâlinizi ölçekte işaretleme alıştırması, bu yoldaki en somut başlangıç adımlarından biridir.
4.Duygusal Zekâ 2.0 — Travis Bradberry ve Jean Greaves: Alıştırma kitabı
Bu kitap kısa, pratik ve bilerek yalın tutulmuş. Goleman'ın çerçevesini dört beceriye indirir: öz farkındalık, öz yönetim, sosyal farkındalık ve ilişki yönetimi. Her beceri için on beş civarında somut strateji sunar. Tetikleyicilerinizi bir listeye dökmek, tepki vermeden önce nefes almak ve toplantılarda karşınızdakinin beden dilini gözlemek bunlara örnektir. Kitapla birlikte gelen çevrim içi değerlendirme, hangi beceriden başlayacağınızı seçmenize yardımcı olur.
Zayıf tarafı da aynı yalınlık. Stratejilerin bir kısmı birbirini tekrarlıyor ve bilimsel dayanak kısa tutulmuş. Ayrıca ikinci el kitaplarda değerlendirme kodu çoğu zaman daha önce kullanılmış oluyor. Bu yüzden kitabı baştan sona okumak yerine en zayıf becerinizi seçip o bölümdeki üç stratejiyi birkaç hafta denemek daha verimlidir. Brackett'ten sonra okunduğunda, edindiğiniz duygu kelimelerini günlük alışkanlığa çevirmenin aracı olur.
5.Şiddetsiz İletişim — Marshall B. Rosenberg: Duyguyu konuşmaya taşımak
Rosenberg'in kitabı duygusal zekânın en zor sınavına, yani gergin bir konuşmaya odaklanır. Önerdiği dört adım basit görünür: yargısız gözlem, duygu, bu duygunun arkasındaki ihtiyaç ve somut bir rica. 'Bu ekip beni hiç dinlemiyor' yerine şöyle diyebilirsiniz: 'Son iki toplantıda önerim tartışılmadan geçildi. Kendimi değersiz hissettim, çünkü fikrimin dikkate alınmasına ihtiyacım var. Bir sonraki toplantıda ona on dakika ayırabilir miyiz?' Rica ile talep arasındaki ayrım ve empatiyle dinleme bölümleri, öfkeli bir tartışmayı sağlıklı bir anlaşmazlığa çevirmenin pratik araçlarını verir.
Eleştirilere de kulak vermek gerekiyor. Dört adım mekanik uygulandığında yapay, hatta manipülatif duyulabilir. Kitabın bazı iddiaları da araştırmadan çok Rosenberg'in kendi deneyimine dayanır. Kitap en çok, kalıbı ezberlemek yerine özünü benimsediğinizde işe yarar: gözlemi yargıdan, ihtiyacı da onu karşılama yolundan ayırmak. Yolun sonunda yer almasının nedeni de bu, çünkü duygularınızı ifade edebilmek için önce onları tanımanız gerekir.
Dürüst son
Kısacası hiçbir kitap tek başına yeterli değil. Goleman ve Haidt içinizde neler olup bittiğini anlatır. Brackett ve Bradberry bunu fark etmeyi ve yönetmeyi öğretir. Rosenberg de başkalarıyla konuşmalarınıza taşır. Okumak işin yarısıdır; diğer yarısı her gün yapılan küçük alıştırmalardır. 'Duygusal zekâmı geliştirmek' Yolu, bu beş kitabın fikirlerini kısa duraklara bölerek sırayla uygulamanız için hazırlandı.
Sık sorulan sorular
- Hangi kitapla başlamalıyım?
- Kavrama hiç aşina değilseniz Goleman'la başlayın. Teoriden çabuk sıkılıyorsanız doğrudan Permission to Feel ya da Duygusal Zekâ 2.0 ile başlayabilir, Goleman'a daha sonra dönebilirsiniz.
- Duygusal zekâ gerçekten geliştirilebilir mi?
- Araştırmalar, duyguları adlandırma, yeniden değerlendirme ve dinleme gibi becerilerin eğitimle gelişebildiğini gösteriyor. Ancak etkiler genellikle mütevazı kalıyor ve düzenli pratik gerektiriyor. Kitaplar size yön verir; değişimi ise alıştırma getirir.
