Mutluluk Varsayımı
Jonathan Haidt
The Happiness Hypothesis
Mutluluk Varsayımı, Jonathan Haidt'in iyi hayata dair on kadim fikri modern psikolojiyle sınadığı kitaptır. Merkezindeki imge bölünmüş benliktir: büyük ve otomatik bir filin sırtındaki küçük ve bilinçli bir binici. Başlıca bulguları şunlardır: insanlar edindikleri neredeyse her şeye alışır; Martin Seligman'ın 2002'de ortaya koyduğu, Lyubomirsky, Sheldon ve Schkade'nin araştırmalarıyla gelişen H = S + C + V mutluluk formülü, koşullara ve gönüllü etkinliklere gerçek bir alan bırakır; anlam da katılımdan, ilişkilerden ve insanın kendisinden büyük bir şeyden gelir.
Ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz ama kendinizi başka bir şey yaparken buluyorsunuz; istediğiniz şeye kavuştunuz ama keyfi bir ayda söndü. Haidt'in kitabı ikisini de bir binici, bir fil ve bir formülle açıklıyor ve zihnin mutluluk düzeneğine dair en okunaklı haritalardan biri olmayı sürdürüyor.
Kitabın özü
Haidt, Buda'dan, Stoacılardan, Shakespeare'den ve Kitabı Mukaddes'ten on fikir alır ve her biri için araştırmaların ne söylediğini sorar. Kitabı bir arada tutan imge bölünmüş benliktir. Binici (bilinçli, sözel akıl yürütme) filin (otomatik süreçler, iştahlar ve alışkanlıklar) sırtında oturur ve yönetimin kendisinde olduğuna inanır; ikisi anlaşamadığında fil kazanır ve binici zamanının çoğunu filin zaten istediğine gerekçe bulmakla geçirir. Haidt buradan şu konulara geçer: karşılıklılık ve ikiyüzlülük; alışma ilkesi ve hedonik koşu bandı; Martin Seligman'ın 2002'de ortaya koyduğu, Sonja Lyubomirsky, Ken Sheldon ve David Schkade'nin araştırmalarıyla gelişen H = S + C + V mutluluk formülü (sabit nokta, artı koşullar, artı gönüllü etkinlikler); insanların asla alışamadığı koşullar; sevgi ve bağlanma; zorluklar ve travma sonrası büyüme; pratikle edinilen bir alışkanlık olarak erdem; ve daha büyük bir şeye bağlanmaktan doğan yücelme ve anlam duygusu. Kitabın kendi sorusuna verdiği yanıt, mutluluğun "aradan" geldiğidir: insanla başkaları, insanla işi, insanla kendisinin ötesindeki bir şey arasından.
O sırada Virginia Üniversitesi'nde çalışan bir sosyal psikoloğun 2006'da yayımladığı kitap, pozitif psikolojiyi geniş bir okur kitlesine ulaştırdı. Binici ve fil benzetmesi o tarihten bu yana pek çok yazar tarafından ödünç alındı; en bilineni Chip ve Dan Heath'in Switch kitabıdır.
Kime göre
- Kişisel gelişim sloganlarının ardındaki araştırmayı, onu gerçekten sınamış birinden okumak isteyenler
- Terfisi ya da satın aldığı bir şey vaat ettiği mutluluğu getirmemiş olanlar
- Zihnin mutluluğu nasıl aradığını ve nasıl ıskaladığını tek ve okunaklı bir haritada görmek isteyenler
Kime göre değil
- — Adım adım bir program arayanlar; Haidt yol göstermekten çok açıklar
- — Kadim bilgeliğin bir varsayım olarak ele alınmasından hoşlanmayanlar; kitabın yapısı tam olarak budur
Ana dersler
01
Binici danışır, fil karar verir
Bilinçli akıl yürütme, otomatik bir filin sırtındaki binicidir ve ikisi anlaşamadığında fil kazanır. Binicinin işinin büyük kısmı sonradan gerekçe bulmaktır. Değişim daha iyi bir gerekçeden değil, fili işaretle, yolla ve ödülle eğitmekten gelir.
Üç yıldır her sabah koşmaya karar veren Ankaralı bir muhasebeci plan yapmayı bırakıyor: ayakkabılarını yatağın yanına koyuyor, çalar saati odanın öbür ucuna taşıyor ve bir komşusuyla sabah altı buçukta kapısını çalması için anlaşıyor. Üç yıllık kararlılık ona toplam kırk kadar sabah koşusu kazandırmıştı; yeni düzenin ilk ayında yirmi sabah koşuyor.
02
Satın aldığınıza alışırsınız, uzun yola alışamazsınız
Piyango kazananlar da kazadan sağ çıkanlar da bir yıl içinde eski mutluluk düzeylerine büyük ölçüde geri döner. Yeterli olanın üstündeki para ve eşyaların keyfi çabuk söner; gürültü, uzun bir işe gidiş gelişi, söz sahibi olamamak ve yakın ilişkilerdeki çatışma ise sönmez, insanı yıpratır. Paranızı ve zamanınızı sizi yıpratan koşulları değiştirmeye ve karşılığını vermeyi sürdüren etkinliklere harcayın.
İstanbul'da bir çift, işe gidiş gelişi doksan dakika süren daha büyük bir daireye taşınıyor ve iki yıl sonra eskisinden daha mutsuz. Formülü kâğıda döktüklerinde dairenin keyfinin söndüğünü, yolun ise hiç sönmediğini görüyorlar ve metroya yakın bir eve geri taşınıyorlar.
03
H = S + C + V
Haidt'in ödünç aldığı formüle göre mutluluk, büyük ölçüde kalıtsal bir sabit nokta, artı koşullar, artı gönüllü etkinliklerdir. Koşu bandı araştırmaları geriye yalnızca S'yi bırakıyor gibi görünür; Haidt'in vurguladığı ise bazı koşulların hiç sönmediği ve çeşitlilik ile katılım içeren gönüllü etkinliklerin (spor, öğrenmek, sevilen insanlarla geçen zaman, akış) karşılığını vermeyi sürdürdüğüdür.
Eskişehir'de bir eczacı gönüllü etkinliklerini listeliyor ve yıllar sonra hâlâ karşılığını veren iki şey buluyor: salı akşamları katıldığı koro ve cumartesi günleri kız kardeşiyle yaptığı yürüyüş. Televizyon başında geçen bir akşamını haftada ikinci bir koro provasına ayırıyor.
04
Mutluluk aradan gelir
Kalıcı kaynaklar işe katılım, insanlara bağlılık ve insanın kendisinden büyük bir şeye bağlanmasıdır. Doğrudan aranan mutluluk uzaklaşır; bu üçüne yönelmiş bir hayatın yan ürünü olarak gelir. Haidt'in derlediği araştırmalarla Frankl'ın kamplardan getirdiği tanıklık, aynı noktada buluşur.
Samsun'da emekli bir mühendis, işi bıraktığından beri içi içine sığmıyor. Haftada iki gün mahalledeki bir etüt merkezinde matematik dersi vermeye başlıyor; daha mutlu olmak gibi bir niyeti yoktu. Bir dönem içinde onu bekleyen öğrencileri ve derse hazırlanmak için bir nedeni oluyor; o huzursuzluk da geçip gidiyor.
Bugün dene
Kendi C ve V listenizi yazın: alışamadığınız ama değiştirebileceğiniz koşullar ve karşılığını vermeyi sürdüren gönüllü etkinlikler. Sonra her hafta bir saati sönen bir kalemden kalıcı bir kaleme aktarın.
Hızlı kontrol
Haidt'in benzetmesinde nereye gidileceğine kim karar verir?
İnsanlar aşağıdakilerden hangisine alışamaz?
Seçme alıntılar
“Binici bir danışman ya da hizmetkârdır; dizginleri sıkıca elinde tutan bir kral, bir başkan ya da bir arabacı değil.”
“Mutluluk aradan gelir.”
