Turn the Ship Around!
L. David Marquet
Turn the Ship Around!, David Marquet'nin filosunun en kötü performans gösteren denizaltısı olan USS Santa Fe'nin komutasını alıp emir vermeyi reddederek onu sıralamanın zirvesine taşımasını anlatır. Lider-lider modeli yetkiyi bilginin olduğu yere taşır ve izin istemenin yerine "Niyetim şu" cümlesini koyar. Model iki sütuna dayanır: yetkinlik ve netlik. Bu sütunlar bilinçli eylem ve brifing yerine sertifikasyon gibi araçlarla kurulur.
Ekibinizdeki herkes sizi bekliyor. Bir zamanlar bunu siz istediniz; şimdi kapınızın önünde bir kuyruk var. Marquet'nin kitabı, nükleer bir denizaltıda emir vermeyi bırakan ve liderlerden oluşan bir mürettebat kazanan bir kaptanı anlatır. Üstelik araçları beş kişilik bir ekipte kullanılacak kadar küçüktür.
Kitabın özü
Marquet bir yıl boyunca bir denizaltının komutasına hazırlandı, ama ona başka bir denizaltı verildi: mürettebatının morali ve personeli elde tutma oranı filonun en düşüğü olan Santa Fe. Göreve başlamasından kısa süre sonra yapılan bir tatbikatta, o sınıf denizaltıda uygulanması mümkün olmayan bir emir verdi; subayı da emri yine de iletti, çünkü mürettebat emir bekleyip uygulamak üzere yetiştirilmişti. Kitap, Marquet'nin bunun yerine ne yaptığını anlatır. Lider-takipçi modelinde bir beyin karar verir, çok sayıda el uygular; gemi de kaptanın dikkati ne kadarsa o kadar iyidir. Lider-lider modelinde ise yetki, bilgi neredeyse oraya gider. Değişimi sağlayan araç dildi: Subaylar izin istemeyi bırakıp gerekçeleriyle birlikte "Niyetim şu" demeye başladı; kaptan da "Pekâlâ" diye cevap verdi. Aşağıya itilen yetki iki sütun olmadan tehlikelidir; bu yüzden kitabın üç bölümünden ikisi bu sütunları kurmaya ayrılmıştır. Yetkinlik iki araçla gelir: İşi yapacak kişinin ne yapacağını anlattığı ve hazır olana kadar sorgulandığı sertifikasyonlar ile bir işi yapmadan önce ne yapacağınızı yüksek sesle söylemek olan bilinçli eylem. Netlik ise insanların geminin ne için var olduğunu bilmesi ve kararlarını o yönde vermesidir. Santa Fe filonun sıralamasında sonuncu sıradan birinciliğe yükseldi ve Marquet ayrıldıktan sonra da başarısını sürdürdü.
Marquet 2009'da Deniz Kuvvetleri'nden emekli oldu ve kitabı 2012'de yayımladı; kitabın dersleri daha sonra Leadership Is Language'da damıtıldı. Kitabın dünyası askerîdir; ama uygulamaları hastanelerde, fabrikalarda ve yazılım ekiplerinde benimsendi. Çünkü darboğaza dönüşmüş lider sorunu her yerde vardır.
Kime göre
- Görevleri devretmiş ama kapısında hâlâ bir karar kuyruğu bekleyen yöneticiler
- İş konusunda kendisinden daha çok şey bilen uzmanları yöneten herkes
- Emir vermeye somut bir alternatif arayan ekip liderleri
Kime göre değil
- — Askerî bir anlatıdan hoşlanmayan okurlar; dersleri kendi işinize uyarlamak size düşer
- — Henüz yetkinliği ya da netliği olmayan ekipler; Marquet'ye göre böyle bir ekipte yetkiyi aşağıya itmek kaos demektir
Ana dersler
01
Yetkiyi bilginin olduğu yere taşıyın
Lider-takipçi modelinde gemi, kaptanın dikkati kadar iyidir. Lider-lider modelinde ise bilgiye sahip olan kişi kararın da sahibidir. Yönetici hedefi ve sınırları belirtir, soruna en yakın kişiye ne yapmayı düşündüğünü sorar; sonra kararı kendisi vermek yerine gerekçeyi sınar.
Antalya'da bir mutfak şefi, tedarikçi siparişlerini sous-chef'ine devrediyor; tek kuralı, iki hafta boyunca gerekçesiyle birlikte "Şunu sipariş etmeyi düşünüyorum" demesi. İlk sipariş gereğinden büyük; şef yalnızca "Pekâlâ" diyor. Dördüncü haftada siparişler onun zamanındakilerden daha isabetli.
02
"Niyetim şu" insanların düşünme biçimini değiştirir
"İzin istiyorum" yerine "Niyetim şu, çünkü…" demek, kişinin konuşmadan önce kararı enine boyuna düşünmesini ve gerekçesini yüksek sesle söylemesini sağlar. Böylece yanlış bir niyet sonuçta değil, cümlenin içinde yakalanır. Yöneticinin cevabı, kendisi başka türlü seçecek olsa bile "Pekâlâ"dır.
Maslak'ta bir ekip lideri, mühendislerinden canlıya çıkıştan önce görüşmede neyi neden yayına alacaklarını söylemelerini istiyor. Genç bir mühendis cümlesinin ortasında duruyor; komutu yüksek sesle okurken yanlış veritabanını gösterdiğini fark etmiş.
03
Yetkinlik: brifing değil, sertifikasyon
Brifing, herkes başını sallarken tek bir kişinin konuşmasıdır. Sertifikasyonda ise görevi yapacak kişi ne yapacağını ve nedenini anlatır, ekip de onun hazır olduğu netleşene kadar soru sorar. Bilinçli eylem, yani yapmak üzere olduğunuz şeyi yüksek sesle söylemek için durmak, var olan en ucuz kontroldür.
Gebze'de bir kargo şirketinin sevkiyat sorumlusu sabah brifingini kaldırıyor; yerine her sevkiyatçının günün rotalarını anlattığı ve soruları yanıtladığı kısa bir tur koyuyor. Her hafta yaşanan yükleme hataları duruyor.
04
Netlik: Sizsiz karar verebilecekleri kadar net bir hedef
İnsanlar ancak kurumun ne için var olduğunu ve neyin neyden önemli olduğunu biliyorlarsa niyetle hareket edebilir. Hedefini, pazarlık konusu olmayan iki şeyle birlikte tek cümleyle söyleyebilen bir ekip yöneticisiz karar verir; söyleyemeyen ekip ise her kararı yöneticiye geri getirir.
İstanbul'da bir ürün ekibi çeyreğin hedefini tek cümleyle yazıyor ve her toplantının başında okuyor. İkinci ayda mühendisler neyi keseceklerine karar verirken bu cümleyi birbirlerine hatırlatıyor.
Bugün dene
Şu an sizin onayınızdan geçen tek bir kararı seçin ve ona en yakın kişiye devredin. Önümüzdeki iki hafta sizden gerekçesiyle birlikte "Niyetim şu" demesini isteyin; gerekçe sağlamsa "Pekâlâ" deyin.
Hızlı kontrol
Lider-lider modelinde "İzin istiyorum" cümlesinin yerini ne alır?
Yetkiyi aşağıya itmeyi hangi iki sütun güvenli kılar?
Seçme alıntılar
“Bilgiyi yetkiye taşımayın; yetkiyi bilgiye taşıyın.”
“Yetkinlik olmadan kontrol kaostur.”
