The Confidence Gap
Russ Harris
The Confidence Gap, Russ Harris'in kabul ve kararlılık terapisini özgüvene uygulamasıdır. Kuralı özgüven eylemlerinin önce geldiği ve hislerin izlediğidir; dolayısıyla harekete geçmeden önce özgüvenli hissetmeyi beklemek, boşluk, hiç bitmez. Araçları ayrıştırma, bir düşünceyi ona itaat etmek yerine düşünce olarak fark etmek, iç eleştirmenin yerini alan rehber olarak değerler ve korku gittikten sonra değil korku varken harekete geçme isteğidir.
Yıllardır hazır hissetmeyi bekliyorsunuz. Terapistlere ders veren bir doktor olan Harris hissin eylemden sonra, gelirse, geldiğini söyler ve size eleştirmen hâlâ konuşurken harekete geçmenin araçlarını verir.
Kitabın özü
Harris çoğu insanın üzerinde koştuğu kuraldan başlar: önce özgüvenli hissetmem gerek, sonra harekete geçerim. His ile eylem arasındaki alana özgüven boşluğu der ve orada bekleyenlerin sonsuza dek beklediğini gösterir, çünkü özgüven hissi bir ön koşul değil şeyi yeterince yapmış olmanın ürünüdür. Özgüven, onun tanımında, korkunun yokluğu değil onunla bir ilişkidir: korku varken önemli olan üzerine harekete geçmek. Araçlar kabul ve kararlılık terapisindendir. Ayrıştırma: düşüncenin önüne ek koyun, 'başarısız olacağım düşüncesine sahibim', çizgi film sesiyle söyleyin; içeriği değişmeden tutuşunu kaybeder, çünkü bir düşüncenin var olması ile sorumlu olması farklı şeylerdir. Değerler: odada neyi savunmak istediğiniz; sonuca bağlı değildir ve rehber olarak eleştirmenin yerini alır. İstek: korkuyla savaşmak yerine ona yer açmak. Ve kişinin beklediği özgüveni üreten, her gün alınan küçük kararlı eylemler pratiği.
The Happiness Trap'ten sonra 2010'da yayımlanan kitap, yöntemin dünyadaki en etkin eğitmenlerinden biri olan bir tıp doktoru tarafından yazılmış, egzersizli pratik bir kılavuzdur. Duruşu bir özgüven kitabı için alışılmadıktır: korkuya çare vaat etmez, yalnızca onunla harekete geçmenin bir yolunu.
Kime göre
- Yıllardır hazır hissetmeyi bekleyen herkes
- İç eleştirmeni susmayan ve onunla tartışmayı denemiş insanlar
- Olumlamaları utandırıcı bulan ve korku varken işleyen bir şey isteyen okurlar
Kime göre değil
- — Korkusuz hissetmek isteyen okurlar; kitap tersini vaat eder ve yerine getirir
- — Egzersizlere alerjisi olanlar; yöntem tartışma değil pratiktir
Ana dersler
01
Özgüven eylemleri önce gelir
Özgüven hissi yapmayı izler, gelirse. Hazır hissetmeyi beklemek boşluktur ve his tarafından asla kapanmaz. Yol, eylemin en küçük versiyonudur: bugün, korku varken alınmış ve kanıt olarak kaydedilmiş.
Ankara'da bir veri analisti üç haftadır tuttuğu soruyu salı toplantısında kalbi çarparak soruyor. Sorudan önce özgüveni hakkında hiçbir şey değişmedi; sonra değişen, artık toplantılarda soru sorabildiğine dair kanıtı olmasıydı.
02
Düşüncenin kancasından kurtulun
Eleştirmenle tartışmayın ve ona itaat etmeyin; ikisi de kancadır. Düşünceye ek koyun, 'şu düşüncesine sahibim', ve içinden değil ona bakın. İçerik kalır; tutuş gider. Zihin her önemli odanın kapısında düşünceyi üretecek; beceri o konuşurken içeri girmektir.
Her toplantıdan önce analistin eleştirmeni 'yavaş olduğunu düşünecekler' der. Onu hava durumu gibi duyulana kadar ekle yüksek sesle okuyor, sonra soruyu yine de soruyor.
03
Rehber olarak eleştirmenin yerine değerleri koyun
Değerler hedef değil yöndür: dürüstlük, merak, katkı. Toplantının sonucuna bağlı değildir; dolayısıyla bir kişi korkarken onlar üzerine harekete geçebilir. Kapıda sorulacak soru 'özgüvenli miyim?' değil, 'buna değer veren biri sonra ne yapardı?'dır.
İstanbul'da bir mimar bir tasarım incelemesinde gördüğünü söyleyen biri olmak istediğine karar veriyor ve o andan itibaren, her seferinde korku varken, inceleme başına bir cümle söylüyor.
Bugün dene
Hazır hissetmeyi beklediğiniz tek bir şeyi seçin, en küçük versiyonunu bugün korku varken yapın ve bir kanıt listesinin ilk maddesi olarak yazın.
Hızlı kontrol
Özgüven boşluğu nedir?
Ayrıştırma nedir?
Seçme alıntılar
“The actions of confidence come first; the feelings of confidence come later.”
“Genuine confidence is not the absence of fear; it is a transformed relationship with fear.”
